GezintiKullanıcı girişiKimler çevrimiçi
Şu an 1 kullanıcı ve 20 ziyaretçi çevrimiçi.
Çevrimiçi kullanıcılar
Bunları okudun mu? |
Ergenlerde Madde Bağımlılığı
BAĞIMLILIK NEDİR? Günümüzde alkol ve uyuşturucu bağımlılığı çocukluğun sonlarında ve ergenliğin başlarında başlamaktadır. Bu bağımlılık ruhsal veya fiziksel olabilir. Ruhsal bağımlılık, keyif verici bir uyaranı kullanmaya alışmak, onu arzu etmek ve olmadığı zaman da gerginlik ve kaygı yaşamaktır. Fiziksel bağımlılık, ruhsal bağımlılığın tersine uyarana bağlanma durumudur. Uyaranın yoksunluğunda vücutta titreme, terleme, kusma, kasılma gibi fiziksel değişiklikler görülür. Madde kullanımı ve madde bağımlılığı birbirinden farklıdır. Madde kullanımı ruhsal bir bozukluk değildir; ama madde bağımlılığı ruhsal bir bozukluktur. Bir bardak alkol almak ya da bir kerelik uyuşturucu almak ergenlerin ruhsal durumunu bozmaz ya da onların sürekli bu maddeleri kullanacaklarını göstermez. Oysa sürekli bu maddeleri kullanmak ve hayatı onlara göre yönlendirmek ergenlerin ruhsal durumunu etkiler. Peki bir bireyin bağımlı olduğunu nasıl anlarız? BAĞIMLILIĞIN NEDENLERİ: Ergenin aktivitelere katılmaması, destekleyici bir ailesinin ve sosyal çevresinin olmaması onun içinde gerilim yaratır. Ergen bu gerilimden kaçma yolları arar. Alkol ve uyuşturucu kullanımı bu kaçış yollarından biridir. Eğer bunlar onu rahatlatırsa daha sık kullanmak isteyecek ve bu da bağımlılığa yol açacaktır. Ergenleri bağımlılığa iten olaylar “risk faktörleri” diye adlandırılırlar. Bu faktörler depresyon, heyecanlılık, rahatsız aile ortamı ve ezilme duygusu gibi duygusal problemlerdir. Bunlar bencillik, güçsüzlük, umutsuzluk ve güvensizlik gibi duygular yaratırlar. Addictions and More adlı makale ergeni bağımlılığa iten 5 evreyi açıklıyor: 1- “Dayanıksız ve güçsüz bir kişilik yapısına sahip olma ve kaygıdan kaçma Seligman ve Peterson da araştırmalarında ailede madde kullanımının olmasının da ergenleri etkilediğini ve onların ailelerini model alarak madde kullanımına başlayabileceklerini bulmuşlardır. Green’e göre de genelde kız çocuklar aileyi daha çok model alırlar, oğlanlar ise almazlar. Bu teori, sosyal öğrenme teorisi olarak adlandırılır. Stresle başa çıkma teorisine göre de istenmeyen, hoş olmayan veya rahatsızlık verici bir aile ortamında bulunma da madde bağımlılığına yol açabilir. Ergenler maddeyi sorunlarıyla başa çıkabilmek için kullanırlar. ALIŞKANLIK VE BAĞIMLILIK YAPAN MADDELERİN SINIFLANDIRILMASI: Alışkanlık ve bağımlılık yapan maddeler etkilerine ve türlerine göre değişik biçimlerde sınıflandırılırlar. Bunların sınıflandırılması için ortak bir görüş yoktur. Bu maddelerin sürekli kullanımıyla birey bu maddelerin herhangi birine fiziksel veya psikolojik olarak bağlı hale gelebilir. Fiziksel bağımlılık, bireyin tolerans tanıması ve yoksunluğuyla tanımlanır. Tolerans, bireyin devamlı kullanımı sonucu aynı hazzı alması amacıyla giderek artan miktarda madde kullanmasıdır; yoksunluk ise bireyin madde kullanmayı devam ettirmemesiyle hoş olmayan fiziksel semptomlar göstermesidir. Psikolojik bağımlılık ise öğrenmeyle gelişir, bazı bireyler anksiyeteyi azaltmak amacıyla madde kullanımına alışmışlardır, maddeye fiziksel bir istek duymasalar bile bağımlı hale gelebilirler. Psikolojik bağımlılık giderek fiziksel bağımlılığa dönüşebilir. TÜRKİYE’DE BAĞIMLILIK YAPAN MADDELERİN TÜKETİM ORANLARI: 16 Ocak 2000’de The New York Times’ta çıkan bir yazıda ergenlerin içki içmesinin yeni bir şey olmadığından; ama madde bağımlılığı uzmanlarının ve polislerin söylediklerine göre geçmiş jenerasyonlara nazaran çok farklı olduklarından söz edilmiştir. İlk başta gençler çok daha erken yaşlarda alkol almaya başlıyorlar ve çok daha sorumsuzca içiyorlar. Ayrıca partilerde hap kullanımı da oluyor, bu partiler bazen kontrol dışına bile çıkabiliyor. Bunun yanı sıra madde kullanımı günümüzde çok daha tehlikeli; çünkü AIDS virüsünün bulaşma riski var ve de gençlerin silah taşıma oranları geçmişe göre çok daha fazla. 2 Mart’ta Yeni Asır’da çıkan bir yazıya göre en fazla sigara Eskişehir, Diyarbakır, Van, Kocaeli’nde; en fazla alkol İzmir ve Van’da; en fazla esrar İzmir, İstanbul, Diyarbakır’da; en fazla uçucu madde Muğla, Kocaeli, Sivas, Eskişehir, Antalya, İzmir’de, en fazla eroin Muğla, Antalya ve Adana’da tüketiliyor. AMATEM’in ( Alkol, Madde, Araştırma ve Tedavi Merkezi) lise ikinci sınıflarda 1998-1999 yılında uyguladığı bir projede (SAMAY- Sigara, Alkol, Madde Kullanım Yaygınlığı ile Özelliklerinin Değerlendirilmesi Projesi) yaşam boyu alkol kullanımının %17. 3’e, sigara kullanımının %63. 9’a, esrar kullanımının %3’e, uçucu madde kullanımının %8. 8’e yükseldiği görülmüştür. AMATEM’e 1996 yılının ilk 6 ayında başvuranların onda birinin yurtdışında yaşayan Türklerdir. Bunun nedeni yurtdışında uyuşturucu madde bulabilmenin kolaylığı, toplum ve aile baskısından uzak olma, arkadaş çevresinin uygunluğu vb. nedenlerdir. Bağımlılığın Tedavisi: Madde bağımlılarına suçlu olarak değil, birer hasta olarak yaklaşılmalıdır. Tedaviye başlamadan önce bağımlı olan kişiyle birkaç kez konuşulmalı, kişilik yapısı ve bağımlılığı oluşturanların ruhsal, toplumsal nedenlerin belirlenmesine çalışılmalıdır. Bu tedavide amaç bu kişilerin yeniden topluma kazandırılmasıdır. Aileler de ergene bağımlılıktan kurtulmada yardımcı olabilirler. Bunun için Stanton Peele 7 öneride bulunmuştur: FİZİKİ ETKİLERİ Beyin ve Merkezi Sinir sisteminde : Sigaradan itibaren bütün uyuşturucuların en büyük zararı ve tahribatı beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindedir. Bu sebeple beynin mazrufu olan aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi dengeden, normal yaşam ve davranışlardan uzaklaştırırlar. Beyin ve akıl sağlığının en büyük düşmanı uyuşturuculardır. Bağımlılarda beliren ilk olgu; akıl ve sinir hastalıkları ve arızalarıdır. Delilik, erken bunama, şuur kaybı, uykusuzluk, felçler hezeyan (sayıklama, saçmalama, akıl dışı davranışlar ) halüsinasyonlar (vehim, hayal görme, işitme vs. ), zeka ve hafıza kayıpları. En kısa ifade ile: Akıl hastalıkları, zihni ve ruhi karmaşa ve kaoslar . Sindirim Sisteminde: Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmları, kanama ve yaraları, gastrit, ülser vs. Karaciğer ve Böbreklerde: Bu zehirlerin organizmadan atılmasında en ağır görev bu organlara düşmekte olup, karaciğer ve böbreklerde büyük arıza ve tıkanmalara, karaciğerde yetersizlik, yağlanma, sertleşme (siroz). . . Böbreklerde büyük tahribat, albümin, kan ve idrar çoğalması, tıkanmalar, ağır böbrek hastalıkları Gözlerde: Işık ve mesafede uyumsuzluk, şaşılık gece körlüğü, göz bebeği büyümesi, küçülmesi, göz adale felci bilinen sonuçlar ve tezahürlerdir. Solunum Sisteminde: nefes darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır. Kan organlarında: Kan, insan hayatının en önemli organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. Kansızlık, kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır. Zehirlenme: Uyuşturucuların başta gelen olumsuzluğu zehirlenmeler ve bu yolla gelen ölümlerdir. İlk defa olursa HAD, tekerrür ederse "Müzmin Zehirlenme" adını alır. SOSYAL ve MADDİ ETKİLERİ Sosyal bir varlık olan insanın çevresi ile uyum içinde olması, akıl ve zihin sağlığı ile mümkündür. Bu sebeple akli ve zihni hayatın en büyük düşmanı olan uyuşturucular, insanın uyum gücünü zaafa ve iflasa götürmekle onu aileden, toplumdan ve çevresinden kopararak, yalnızlığa, bunalıma ve hemen ardından da sorumsuz, hipisel (hayvani) bir hayata mahkum eder. Bağımlıyı yaşayan bir ölü haline getirir. (Hip Kültür) Bu sebeple, uyuşturucuların, bağımlıya, aile hayatına, doğacak çocuklara, iş hayatına, aile ve ülke ekonomisine, ferdi ne toplumsal ahlaka (namus, iffet, şeref, haysiyet v. s. ) verdiği zararlar ifadelere sığdırılamaz. İntiharların, cinayetlerin, her türlü fuhşiyat, gasp ve anarşinin temelinde uyuşturucu vardır. İç ve dış düşmanların en tahripkar silahı uyuşturucu ve uyuşturucu salgınlarının itici gücü olan uyuşturucu kültürü (hip kültür) dür. Cemiyetleri inkıraza götüren her türlü maddi ve manevi tahribatın temeldeki sebebidir. Bunlar. Ayrıca AİDS, frengi, verem, kanser, kangren ve benzeri bir çok ölümcül hastalığın yayılmasında da en büyük fail uyuşturucular ve bağımlılarıdır. Akciğer Hastalıkları . İç Hastalıkları . Göz Hastalıkları . Psikiyatrik Hastalıklar . Ürolojik Hastalıklar . Nörolojik Hastalıklar . Diş Hastalıkları . Bulaşıcı Hastalıklar . Enfeksiyon Hastalıkları . Kan Hastalıkları . Genetik Hastalıklar . Tiroit Hastalıkları Hastalıklar . Kanser . Tüberküloz . Multipl Skleroz . Grip . Aids . Şeker Hastalığı . Hepatit . Pnömoni . Bronşit . Yüksek Tansiyon . Ülser . Glokom . Gastrit . Depresyon . Alzheimer Vücudumuz . Hareket Sistemi . Kas Sistemi . Sindirim Sistemi . Dolaşım Sistemi . Solunum Sistemi . Sinir Sistemi . Endokrin Sistem . İskelet Sistemi . Bağışıklık Sistemi . Üreme Sistemi . Boşaltım Sistemi . Duyu Organları AnketBilim Adamları . Genetik . Canlılar . Hayvanlar . Bitkiler . Vücudumuz Doktorlar . Hastalıklar . İlk Yardım . Zehirlenmeler Sigara . Alkol . Bağımlılık . Stres . Psikoloji Beslenme . Vitaminler . Mineraller Sağlık . Spor . Uyku . Hafıza |
Sitemizde ArayınPopüler içerikSon görüntülenme:
Son yorumlar
|
nasıl tedavı olabılır
erkek arkadasım kokaın kullanıo ve doktor gıderek tedavı olmak ıstemıor bana yardımcı olabılecek bırı varmı?
tedavi olmak istiyorum
uzun zamandır esrar kullanıyorum,xanax vazgeçilmezim oldu...kendimi kesiyorum..nasıl nerde tedavi olabilirim ve ücretlimi bu tedaviler...yardımcı olun lütfen...düzelmek...
Yeni yorum gönder