Bulaşıcı hastalıklar nelerdir

warning: Creating default object from empty value in /home/bilim/domains/bilimvesaglik.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.
Bütün bulaşıcı hastalıklar bir veya birkaç yolla insana geçebilme özelliğindedir. İnsandan insana, hayvandan insana olduğu gibi, topraktan insana da bulaşma husule gelebilir.

Bulaşıcı hastalıklarda bazı belirtiler vardır ki, hemen hemen bütün hastalarda bulunur. Bunlar; ateş, halsizlik, iştahsızlık, baş ağrısı, genel vücut ağrıları olarak sayılabilir. Bazı hastalıklarda döküntüler olabilir. Hazım sistemini tutan hastalıklarda ise genellikle ishal vardır.

Belli başlı bulaşıcı hastalıklar: Belsoğukluğu, Bruselloz, Çiçek hastalığı, Difteri, Dizanteri (amipli veya basilli), Grip, Hepatit, Kızamık, Kolera, Menenjit, Psittakoz, Sıtma, Suçiçeği, Tetanos, Tularemi, Tüberküloz, Uyku hastalığı, Zatürre, Tifo, Tifüs.

Batı Nil Virüsü'nün gen haritası çıkarıldı

Bilim insanları, insanlarda ölüme yol açan hastalıkların taşıyıcısı olan üç sinek türünün gen haritalarını çıkarmayı başardı.

Amerikan Science dergisinde yayımlanan makaleye göre, "Culex quinquefasciatus" sivrisineğinin gen haritasının çıkarılması, en yaygın görülen üç sivrisinek türünden biri olan ve ensefalit ile solucanların yol açtığı fil hastalığının yayılmasına yol açan bu tür hakkında önemli bilgiler sağlayacak.

Batı Nil Virüsü belirti vermiyor

Batı Nil Virüsü enfekte kişilerin çoğunda belirti vermiyor. Nadiren görülen belirtiler ise deride kızarıklık, ateş, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal, sırt ve kaslarda yaygın ağrı oluyor.

Batı Nil Virüsü’nün insanları, kuşları, atları ve sivrisinekleri enfekte eden bir virüs olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Salih Türkoğlu, virüs enfeksiyonunun en çok Afrika, Batı Asya ve Orta Doğu’da görüldüğünü ve son yıllarda ABD’de ve komşularımızdan, Bulgaristan, Irak, Gürcistan gibi ülkelerde de ortaya çıktığını söyledi.

Batı Nil Virüsünün bulaşma yolları hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Salih Türkoğlu, “Batı Nil virüsü en sık sivrisineklerle bulaşır. Sivrisinekler, virüsü taşıyan kuşu ısırınca enfekte olurlar. İnsanlar da bu enfekte sivrisinekler onları ısırınca virüsü alırlar. Bulaşma, sıcak bahar-yaz ve erken sonbahar aylarında gerçekleşir. Genellikle bu virüsü başka bir insandan ya da ev hayvanlarından almayız. Kan nakli ya da enfekte annenin bebeğini emzirmesi ile virüsün bulaşması yaygın değildir. Ancak teorik bir bulaşma yolu olarak tıp literatüründe geçer” dedi.

"15 Ocak’tan sonra iş işten geçmiş olur"

Domuz gribi aşısı nedeniyle tartışmalar sürerken Sağlık Bakanı Recep Akdağ aşı hakkında merak edilen soruları cevapladı:

Şu ana kadar Domuz gribi aşısı yüzünden hayatını kaybeden var mı?
Dünyada da Türkiye’de de yok.

Peki Türkiye’de son 25 günde (25 Ekim-19 Kasım) domuz gribinden ölenlerin sayısı kaç?
93.

Ya hastalananların sayısı?
Kesin sayı konuşmak mümkün değil, ama şu anda bir milyona ulaşmış olabilir. Ve onlardan da yoğun bakımda, solunum cihazına bağlanmış 10’larla ifade edilen hastamız var. Arka plan çok yoğun.

Domuz gribinin ölümden başka sebep olduğu en büyük tahribat nedir?
Guillain-Barre (Giyan Bare) Sendromu. Bazı antikorların sinir hücrelerine saldırması sonucu oluşan bir tür felç.

Aşıdan sonra da Guillain-Barre, yani felç riski yok mu?
Felç, Domuz gribi geçirenlerde yüz binde bir görülüyor. Aşı olanlarda ise milyonda bir. Üstelik onların sebebi de aşı değil, hastanın geçirdiği enfeksiyon olarak tespit edildi.

Şu ana kadar aşı olduktan sonra hayatı risk altına giren bir vaka var mı Türkiye’de?
Yok.

Aşı yüzünden en çok aldığınız şikâyet hangisi?

Domuz gribine karşı nasıl temizlik yapılmalı?

Halk arasında "domuz gribi" olarak bilinen Pandemik A (H1N1) virüsüne karşı yüzey temizliği çok önemli. Peki bu konuda nelere dikkat etmek lazım?

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) Bulaşıcı Hastalıklar Komisyonu üyesi Yardımcı Doç. Dr. Esin Kulaç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "domuz gribine" karşı okulların, toplu taşıma araçlarının ve kamuya açık alanların ilaçlandığını hatırlatarak, "Ancak ilaçlamada kullanılan maddelerin içeriği ve yapılan işlemin bilimselliği konusunda şüpheler bulunmaktadır. Ayrıca bu maddelerin gereksiz ve fazla kullanılması da insan sağlığına zarar verebilmektedir" uyarısında bulundu.

Güneş ışığına oldukça duyarlı olan grip virüsünün, başlıca bulaşma yolunun damlacık yoluyla olduğunun bilindiğini anlatan Kulaç, diğer damlacık yoluyla bulaşan mikroorganizmalarda olduğu gibi sıklıkla kapalı ortamlarda bulaştığını söyledi. Kulaç, bu nedenle ev, okul, hastane bekleme salonu, iş yeri ve otobüs gibi kapalı alanların iyice havalandırılmasının, pandemik gribin bulaşmasını önlemede etkin bir kontrol yöntemi olduğunu vurguladı.

-"JELİN EL YÜZEYİNDE İYİCE KURUMASI BEKLENMELİ"-
Kulaç, hasta kişilerin öksürüp hapşırmasıyla havaya yayılan enfekte damlacıkların, bir süre havada asılı kaldıktan sonra sandalye, masa, kapı kolu, klavye gibi yüzeylere bulaşabildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Ortam ısısı, nem oranı, güneşlenme durumu ve yüzey özelliği gibi etkenlere bağlı olmakla beraber, grip virüsünün bu yüzeylerde 2-48 saat arasında canlı kalabildiği rapor edilmektedir.

Türkiye'de 100 kişiden 30'u domuz gribi

Türkiye'de domuz gribine ilişkin her 100 kişiden 30'unda salgının öngörüldüğü ve domuz giribi aşısının yan etkilerinin abartıldığı belirtildi.

Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanı Dr. Ercan Bal, Türkiye'de domuz gribine ilişkin her 100 kişiden 30'unda salgının öngörüldüğünü söyledi. Dr. Ercan Bal, Domuz gribi aşısının yan etkilerinin ise abartıldığını, zararlı olduğuna yönelik görüşlerin de doğru olmadığını söyledi.

H1N1 Domuz gribi salgını ve aşısı, Uluslararası Hasta Hakları Kongresi'nde akademik olarak tartışmaya açıldı.

Kongrede Sağlık Akademisyenleri Derneği Başkanı ve Başkent Üniversitesi Hastaneleri Kalite Koordinatörü Prof.Dr. Seval Akgün'ün oturum başkanlığında ‘İnfluenza A Pandemisiyle Savaş ve Mesleki Ahlak' konulu panelde Domuz gribi salgını ve aşısı tartışıldı.

Domuz gribinde en riskli grup şişmanlar

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde yapılan bir araştırma, domuz gribinin sadece küçük yaştakiler üzerinde değil, her yaştan insan üzerinde etkili olduğunu ortaya koydu.

Aynı araştırma, domuz gribine karşı en tehlikede olan grubun ise obezler olduğu sonucuna vardı. Amerikan Tıp Derneği Dergisi’nde yayınlanan araştıma, bu yılın 23 Nisan ile 1 Ağustos tarihleri arasında, hastanelerin acil servislerine giden 1088 domuz gribi hastasından elde edilen verilere dayanıyor.

Araştırmayı gerçekleştiren California Halk Sağlığı Bölümü’nden Doktor Janice Louie, küçük yaştaki çocuklar kadar, yaşlı nüfusun da domuz gribine karşı dayanıksız olduğunu, çocuk ve yaşlıların domuz gribine yakalanmaları durumunda ölme olasılıklarının da hemen hemen aynı olduğunu açıkladı. Doktor Louie, domuz gribine yakalanma durumunda ölme riskinin ise en çok obezlerde olduğunu açıkladı.

Domuz gribi psikolojinizi bozmasın!

Korku doğal, paniklemek yanlış...

Domuz gribinden herkes korkuyor. Aslında sağlıklı bir duygu olan korku, bizi önlem almaya iter. Deprem korkusu evlerin daha sağlam inşa edilmesini, trafik kazası korkusu ise emniyet kemerinin kullanılmasını sağlayabilir. Ülkemizde yaygın olarak görülmeye başlayan “Domuz Gribi” korkusunun da, toplum arasında artarak büyük bir paniğe ve toplum psikolojisinin bozulmasına yol açtığını belirten Psikolog Ferahim Yeşilyurt, şu günlerde toplumumuzda yaşanan korkunun normal olmadığını, abartılı yaşanan bir panik reaksiyon olduğunu söylüyor…

Korkunun temelde insanoğlunun yaşamasındaki temel duygusu olduğunu; ancak son günlerde domuz gribi korkusunun toplum arasında hızla arttığını belirten Ferahim Yeşilyurt bunun normal bir durum olmadığını, fobik kaçınmalar ve panik havası oluşturduğunu belirtti. Ferahim Yeşilyurt konuyla ilgili olarak şunları aktardı:

Domuz Gribi Paniği Nelere Yol Açıyor?

Hangi besinler gripten koruyor?

Havanın soğuması ile birlikte hastalıkların oluşum sıklığı artmaktadır. Mevsimin değişikliğine bağlı olarak halsizlik, isteksizlik, baş ağrısı ve yorgunluk ilk belirtilerdir.

Grip, soğuk algınlığı, bronşit gibi pek çok hastalık da kendini göstermeye başlamaktadır. Bağışıklık sistemimizin güçlü olması bu dönemde çok önem kazanmaktadır. Bizi enfeksiyondan koruyan ve toksik ajanlarla savaşan bağışıklık sistemimizdir. Güçlü bir savunma mekanizması oluşturmanın temelinde ise; yeterli ve dengeli beslenme ve antioksidan besinlerce zengin beslenme yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü bu dönemde vücut direncindeki azalmaya dikkat çekerek antioksidan etkiye sahip olduklarından A, C, E vitaminlerin, selenyum, çinko, magnezyum gibi minerallerin, omega - 3 ve omega - 9 yağ asitlerinin alımını artırmayı önermektedir. Tabi ki öncelik bu öğelerin besinlerden doğal olarak alınmasıdır. Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın Selçuk, “Doğru beslenerek gripten korunmanın yolları” hakkında bilgi verdi.

Sağlıklı olmak sağlıklı beslenmekle devamlılık kazanır

Yeterli ve dengeli beslenmeyi ihmal etmeden eti, sütü, sebzeyi, meyveyi, tahılları mutlaka tüketmeliyiz. Önceliğimiz hep taze sebze ve meyveyi doğal beslenmeyi tercih etmek olmalıdır. Çeşitli besinlerden beslenmeyi hep vurgulasak da siz bu enfeksiyona sık yakalanabileceğimiz dönemde aşağıda belirtilen vitamin ve mineralleri içeren gıdaları sofralarınızdan hiç eksik etmeyin.

Başbakan domuz gribi aşısı olmayacak!

Başbakan Erdoğan, partisinin Meclis Grup Toplantısı'nın ardından Domuz gribi aşısı konusunda "Aşı konusu zorla olmaz'' diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bu iş öyle cebren olmaz. İsteyen olur, istemeyen olmaz. Zaten bu konuda oteriteler de ikiye ayrılmış durumda."

Başbakan'ın bu sözleri bomba gibi düşerken grup toplantısının ardından hurriyet.com.tr'nin "Sayın Başbakan, siz aşı olacak mısınız?" sorusuna karşılık, "Ben aşı olmayı düşünmüyorum" yanıtını verdi.

BAŞBAKAN DA AŞI OLACAK

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, geçen hafta Akşam gazetesi'ne yaptığı açıklamada, aşının güvenli olduğunu vurgulayarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da aşılanacağını ve "Sadece Başbakan değil, hastalığı erken kapma riski olan memurları ve yöneticileri aşılayacağız." demişti.

Evde domuz gribinden korunmanın yolları

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, evinde domuz gribine yakalanmış aile bireylerine bakanlar için bir korunma rehberi hazırladı.

Buna göre, evde bakılan domuz gribi hastalarının,

* Gebelik, diyabet, kalp hastalığı, astım gibi özel bir durumu olup olmadığından emin olması,
* Antiviral ilaç kullanıp kullanmaması konusunda doktora danışması,
* İşe ya da okula gitmeyip ev içinde de aile bireylerinden olabildiğince uzak kalması,
* Ateş düştükten sonraki 24 saatte evde kalması,
* Bol miktarda sıvı tüketmesi,
* Ellerini sık sık yıkaması,
* Ortak alanlarda maske takması gerekiyor.

Evde yayılmayı önlemek için:

* Hastalanan kişiden uzak kalın.
* Evdeki herkesin elini yıkadığından emin olun.
* Hastayı ayrı bir odaya yerleştirin.
* Hastaya bakan kişi sizseniz, sizden başkasının odaya girmesine izin vermeyin.
* Yüzünüze öksürmemesine dikkat edin.
* Banyo yüzeylerini ve komodinleri temiz tutun.
* Hastanın kullandığı çarşafların ve yiyecek kaplarının temizlenmeden önce kimseyle temas etmemesi gerekiyor.

Domuz gribi aşısı uygulanmaya başlandı

İlk aşı Ankara İl Sağlık Müdürü ile sağlık çalışanlarına yapıldı.

Halk arasında “Domuz Gribi” olarak bilinen “Pandemik A H1N1” virüsüne karşı koruyucu bir önlem olarak yurt dışından sipariş edilen aşıların kontrollerinin tamamlanmasının ardından aşılama başladı. Aşı, ilk olarak sağlık personeline uygulandı.

Uygulama kapsamında yaklaşık 350 bin sağlık personeli ile henüz yola çıkmamış hacı adaylarına aşı yapılacak.

Aşıların Türkiye'ye gelen ilk partisinden alınan numuneler Hıfzıssıhha Laboratuvarlarındaki kontrolleri tamamlanmış ve testlerde bütün sonuçların olumlu olarak çıktığı açıklanmıştı.

500 bin dozluk Novartis üretimi ilk parti aşılar, 81 ilin sağlık müdürlüklerince sağlık kuruluşlarına sevk edildi. Pandemi Bilim Kurulu'nun verdiği kararlar dahilinde planlanan ve icra edilen “H1N1 Aşı Uygulamaları ve Takvimi”ne göre, ilk aşı uygulamaları “sağlık personeline ve henüz yola çıkmamış hacı adaylarına” bugün yapılmaya başlandı. Uygulamayla yaklaşık 350 bin sağlık çalışanına aşı yapılması öngörülüyor.

Domuz gribinden çocukları nasıl koruyabiliriz?

Domuz gribi salgını nedeniyle okulların tatil edildiği bu günlerde veliler çocuklarını gribal enfeksiyonlardan nasıl koruyacağını düşünüyor.

Uzmanlar, çocukları influenza ve üst solunum yolu enfeksiyonlarından korumanın ilk adımının bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi olduğuna dikkat çekiyor. Aşıların düzenli yapılması, sağlıklı beslenme, kaliteli uyku çocukların bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından önem taşıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Neşe Karaaslan Bıyıklı, çocuklarda bağışıklık sistemi güçlendirilmesinin yollarını anlatıyor.

Yeni doğanların, süt çocuklarının ve oyun çocuklarının bağışıklık sisteminin yeterince güçlenmemiş olması enfeksiyon hastalıklarına daha kolay ve sık yakalanmalarına neden olabiliyor. Bunun dışında altta yatan kronik akciğer hastalığı, kalp hastalığı, böbrek hastalığı, kan hastalığı, beslenme yetersizliği olan çocuklarda enfeksiyon daha ağır seyredebiliyor. Okul çocuklarının yoğun sınav ve ders dönemlerinde yorgunluk, aşırı stres nedeni ile vücut dirençlerinin düştüğü biliniyor.

Gribe karşı limon tüketin!

Gribal enfeksiyonlarından korunmada başta limon olmak üzere bol narenciye tüketilmesinin yararlı olacağına dikkat çekiliyor.

Erdemli Ziraat Odası (EZO) Başkanı Adnan Dölek, gribal enfeksiyonlarından korunmada başta limon olmak üzere bol narenciye
tüketilmesinin yararlı olacağına dikkati çekerek, bu yıl rekoltenin bol ve fiyatların ucuz olmasının bu açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Dölek, yaptığı açıklamada, gribal rahatsızlıkların geçmişten günümüze her zaman görüldüğünü, ancak, son günlerde ülkemizde de artış
gösteren "domuz gribi" de dikkate alınarak C vitamini deposu narenciyenin tüketiminin doğal ve sağlıklı bir yöntem olarak teşvik edilmesini istedi.

Narenciye ürünlerinin gribal rahatsızlıklara karşı ilaç kadar etkili olduğunun bilimsel olarak kanıtlandığını ifade eden Dölek, Sağlık Bakanlığının halka narenciye ürünleri tüketimi yönünde öneride bulunmasının son derece yararlı olacağını söyledi. Dölek, "Bu yıl rekolte yüksek, fiyatlar ucuz olacak. Sağlığını düşünen C vitamini deposu narenciye tüketsin" dedi.

Domuz gribi zayıf bünyeleri seçiyor

Domuz gribi virüsünün genellikle zayıf bünyeleri seçtiği ve başlayacak aşı çalışmalarıyla domuz gribinin kontrol altına alınacağı belirtildi.

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsünün öldürücü gücünün çok zayıf olduğunu belirten Ankara'nın Çubuk İlçesi'ndeki Halil Şıvgın Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Ziya Albayrak, “Ancak bu virüs, hızla yayılır. Genellikle çoçuklara, gençlere, hamilelere, şeker ve kalp hastalarına musallat olur. Bu virüs genellikle zayıf bünyeleri seçiyor. Önüzdeki günlerde başlayacak aşı çalışmaları ile domuz gribinin kontrol altına alınacağına inanıyorum” dedi.

Başhekim Ziya Albayrak, “Domuz gribi konusunda yaşanan paniğin gerçek nedeni, hızlı hareket eden virüsün, ağır hareket eden ölümcül kuş gribi virüsünün birleşmesi bir melez virüsün ortaya çıkabileceği düşüncesinden kaynaklanmaktadır” dedi.

Domuz gribine karşı okullarda alınması gereken önlemler

Domuz gribine karşı dezenfekte çalışmaları yapılması amacıyla okullarda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile birleştirilerek uzatılan tatil yarın sona ererken, Sağlık Bakanlığı, okullarda alınabilecek önlemler çerçevesinde sınıfların, öğretmen odalarının ve diğer odaların hava akımını sağlayacak şekilde sık sık havalandırılmasını önerdi.

Sağlık Bakanlığı, öğretmenlere Domuz gribi ve korunma yöntemleri konusunda eğitim verecek “okul eğitimcileri”ne yönelik bir sunum hazırladı.

Griple ilgili genel bilgilerin yer aldığı sunumda, hastalığın belirtileri, bulaşma yolları ve önlemler konusunda açıklamalar bulunuyor.

Sunumda, günlük yaşamda sık dokunulan, canlı grip virüslerinin bulunabileceği kapı kolları, bilgisayar klavyesi, cep telefonu, kablolu telefon ahizeleri, uzaktan kumandalar, sandalye, masa, sıra, kalem, kitap ve defter gibi yüzeylerden bulaşabilen domuz gribine karşı alınması gereken önlemler şöyle sıralandı:

“-Okulda bulunduğunuz ortamı, sınıflarınızı, öğretmen odalarını ve diğer odaları hava akımını sağlayacak şekilde sık sık havalandırın.

Domuz gribi aşılaması yarın başlıyor

Domuz gribi virüsüne karşı koruyucu bir önlem olarak aşıların kontrollerinin tamamlanmasının ardından aşılama yarın başlıyor.

Halk arasında “Domuz Gribi” olarak bilinen “Pandemik A H1N1” virüsüne karşı koruyucu bir önlem olarak yurt dışından sipariş edilen aşıların kontrollerinin tamamlanmasının ardından aşılama yarın başlıyor. Aşı, ilk olarak sağlık personeli ve henüz yola çıkmamış hacı adaylarına yapılacak.

Aşıların Türkiye'ye gelen ilk partisinden alınan numuneler Hıfzıssıhha Laboratuvarlarındaki ön ve son kontrolleri 28 Ekim Çarşamba günü tamamlandı. Testlerde bütün sonuçların olumlu olarak çıktığı açıklandı.

Pandemi Bilim Kurulu'nun verdiği kararlar dahilinde planlanan ve icra edilen “H1N1 Aşı Uygulamaları ve Takvimi”ne göre, ilk aşı uygulamaları “sağlık personeline ve henüz yola çıkmamış hacı adaylarına” yapılacak. Sağlık personeline aşı uygulaması yarın başlayacak. Aşılamalar, enjeksiyon yöntemiyle yapılacak, ABD'de kullanılan burundan sprey yöntemi Türkiye'de uygulanmayacak.

Hamile kadın domuz gribinden öldü

Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne erken doğum teşhisi ile yatırılan 34 yaşındaki Beşire Bozkurt, domuz gribinden yaşamını yitirdi.

Beşire Bozkurt’a virüsün doğum için geldiği hastanede bulaştığı ileri sürüldü.

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne 4 gün önce erken doğum teşhisiyle götürülen 34 yaşındaki Beşire Bozkurt, Domuz gribi virüsü nedeniyle yaşamını yitirdi. İddiaya göre, doğum sancıları tutan Bozkurt, 4 gün önce Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Doğum Servisi’ne yatırıldı. Burada iki gün kalan Bozkurt, daha sonra fenalaşınca Yoğun Bakın Ünitesi’ne alındı.

Burada yapılan kontrollerde Beşire Bozkurt’un domuz gribine yakalandığı belirlendi. Beşire Bozkurt, yapılan tüm müdahaleye rağmen, bugün yaşamını yitirdi. Beşire Bozkurt'un bebeği de kurtarılamadı.

Hastaneye yürüyerek geldi

Domuz gribinde tek doz aşı yeterli

Domuz gribi aşısının tek bir dozunun, 10 yaş üstü çocuklar ve yetişkinler için yeterli olduğunu açıkladılar.

DSÖ uzmanları, Cenevre'de aşı uzmanlarıyla üç gün süren görüşmelerden sonra yaptıkları tavsiyelerde, bu yaşlardakiler için tek bir doz aşının yeterli olduğunu, ancak hangi aşıların tek bir doz vurulabileceği konusundaki son sözü sağlık denetçilerinin söylemesi gerektiğini bildirdiler.

Uzmanlar, 6 ay ve 10 yaş arasındaki çocuklara tek mi yoksa çift doz mu aşı yapılmasına karar vermek için daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu belirttiler.

Avrupa'daki ilaç denetçileri, lisanslı Domuz gribi aşılarının, herkese en az 3 hafta arayla iki doz yapılmasını önerirken, Amerikalı yetkililer, 10 yaş altı çocuklar için çift doz önerisinde bulunuyor.

Mevsimsel grip domuz gribinden daha öldürücü

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Mustafa Akaydın, domuz gribinin mevsimsel gripten daha öldürücü olmadığını savundu.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Mustafa Akaydın, domuz gribinin bu kadar ön planda tutulmasının, gündem değiştirme çabası olarak algılanabileceğini belirtti.

Tıp Profesörü olan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, domuz gribi nedeniyle tüm Türkiye'de başlayan panik havasının turizme etkilerini değerlendirmek için belediye toplantı salonunda basın mensupları ile bir araya geldi. Virüsün yayılma sürecine ilişkin gündeme gelen haberlerin toplumda tedirginlik ve panik havası oluşturduğunu dile getiren Akaydın, bu durumun çok kırılgan bir yapıya sahip oyan turizme zarar verdiğini söyledi. Bu durumdan sadece Antalya'nın değil tüm Türkiye'nin zarar göreceğini belirten Akaydın şöyle konuştu:

Domuz Gribi ve Beslenme

Küresel grip salgını gün geçtikçe artıyor. Salgına karşı üretilen ilaç ve aşı yöntemlerine başvurmadan önce vücudun doğal immün sistemini korumak ve güçlendirmek için sağlıklı yaşam kurallarını uygulamak çok önemli.

Unutmamamız gereken şey, vücudumuzun doğal bağışıklık sisteminin bizi en iyi koruyan mekanizma olduğudur.

Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yolları:

- Yeterli ve dengeli beslenmeli. Vücudun yapıtaşı protein kaynaklarını almak çok önemlidir; yumurta, kırmızı et, tavuk ,balık, peynir, süt, yoğurt tüketmeli. Ayrıca omega 3 içeriği nedeni ile balık ve balık yağı ile yağlı tohumlar tercih edilmelidir.

- Hazır gıdalardan, işlenmiş ve yoğun katkı maddesi içeren gıdalardan uzak durun

- Vücudun fiziksel olarak dinlenmesi için mutlaka düzenli ve kaliteli uyku önemli.

- Egzersiz yaparak vücut direncinizi kuvvetlendirin. Hergün en az 30 dk yürüyüş yapın veya haftanın minimum 3 günü 45 dk egzersiz yapın.

Son yorumlar

İçerik yayınları