hafıza

warning: Creating default object from empty value in /home/bilim/domains/bilimvesaglik.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Daha iyi hafıza için

Sakinleşmek, stresten uzak durmak, egzersiz yapmak, yeşil yapraklı ve parlak renkli sebze ve meyve yemek, şarkı ezberlemek hafızayı güçlendiriyor.

İnternet sitesi Yahoo, Sarah Jio'nun değişik uzmanlardan derlediği ''Daha iyi hafızaya sahip olmanın 10 kuralı'' başlıklı araştırmasının sonuçlarını yayınladı.

Beyin kaslarını harekete geçirerek, daha güçlü hafızaya sahip olabilmenin mümkün olduğunu ortaya koyan araştırmanın sonuçları şöyle:

* Bir şeyi öğrenmek için el hareketleri kullanmak beynin anımsama yapmasında kolaylık sağlıyor.

Hafızayı güçlendirmek mümkün mü?

İnsan nasıl anımsıyor ?

Neden Unutuyor ?

Bu konuda bilim adamlarının yaptığı araştırmalarda şu temel hususlara değinilmiş.

Yaşlılığı durdurmanın yollarından biri, insanın belleğini genç tutmak. Bellek kaybını önlemek konusunda bilim neler yapıyor?

Salyangozların anatomisinde rastlanan bazı genler, insanlar üzerinde etkili olabilecek benzeri maddeleri araştırmaya yöneltiyorsa da, endişeleri ortadan kaldırmıyor. Nitekim, insanlık adına yapılan bir dizi buluş, teknolojinin ve ticaretin ağına düştüğü anda, yararlı olma özelliğini yitiriyor.

İnsan, hatırlama işlemini nasıl gerçekleştiriyor; ya da nasıl olup unutuyor?

Suda yaşayan salyangozların, güçlü bir hafızası olduğu kimin aklına gelirdi? Fakat, özellikle de Aplysia olarak tanınan bir deniz salyangozu, belki de insana yeni ufuklar açacak, unutkanlığını giderecek!..

NewYork'daki Kolombiya Üniversitesi'nde görevli biokimya profesörü Eric Kandel, 40 yıldan bu yana dev deniz salyangozları üzerindeki araştırmalarını sürdürüyor. Kandel için, boyu bir metreye yaklaşan ve ağırlığı 16 kiloya ulaşabilen aplysia salyangozu, insandaki hafıza ve ona bağlı işlemlerin daha iyi anlaşılabilmesi yolundaki en uygun canlı.

Bellek Kaybı (Amnezi) Nedir? Nasıl Önlenir?

Uzmanlar bellek kaybını yavaşlatmak ve en düşük düzeyde tutabilmek için bizim alabileceğimiz bazı önlemler olduğunu müjdeliyorlar. Beyin hücrelerinin azalması, yaşlılığın kaçınılmaz sonucudur. Fakat bazı besinlerin yardımıyla beyin hücrelerinin ölümü geciktirilebileceğini artık tıp uzmanları da kabul ediyorlar. Doğru takviyelerle yaşa bağlı bellek kaybını ve zamanla Alzheimer hastalığına yakalanma tehlikesini ortadan kaldırmak mümkün diyor uzmanlar.

Unutkanlık gençler için de önemli bir sorun olmaya başladı. Uzmanlar stresin, ağır yaşam koşullarının ve yetersiz beslenmenin beyin hücrelerinin erken ölümüne yol açtığını belirtiyorlar.

Sınavdan önce havuç ve limon yiyin!

Amerikan Hastanesi Diyetisyeni Zuhal Güler Çelik, üniversite sınavına hazırlanan öğrencilere nasıl beslenmeleri gerektiği konusunda bilgi verdi.

Beslenmenin beyin gelişim ve hafızayı etkilediğini vurgulayan Çelik, yenilen besinlerin insan hafızası, zekası ve konsantrasyon gücü üzerindeki etkisinin büyük olduğunu söyledi.

Kola ve cips bilgiyi akıldan uçuruyor

Avokado, havuç, ısırganotu, yaban mersini ve limonun hafızaya katkı sağladığı için sınav hazırlığı dönemlerinde tüketilebileceğini kaydeden Çelik, bununla birlikte az ve sık yeme alışkanlığı oluşturulması, aşırı basit şekerli ve yağlı besin tüketmemeye özen gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Aşırı kola ve cips tüketiminin bilgileri akılda tutmayı engellediğini dile getiren Çelik, bunların yenilmemesini önerdi. Çelik, öğrencilerin bu dönemde süt, yoğurt, balık, badem, fındık, tahıllar, yumurta, kırmızı et, pekmez, bitkisel yağlar ve yağlı tohumlarca zengin besinleri tüketmelerini istedi.

Hatırlama ve Unutma

HAFIZA

Geçmişimizi kaydedip daha sonra ona başvurduğumuz bu sebeple de şimdiki anımızı etkileyen sistem hafızadır. Hafıza kapasitesi olmaksızın bir insanı (veya öğrenebilen bir hayvanı) düşünebilmek zordur. Hafıza olmasaydı edindiğimiz tecrübelerden geriye hiçbir şey kalmazdı, aslında öğrenme denilen şey de gerçekleşmezdi çünkü kısa bir süre önce öğrendiğimizi, hafızaya dayanarak hatırlar ve uygulamaya koyarız. Bunun aksi bir durumda çok dar bir çerçeve olan “bu ânı” yaşamak zorunda kalırdık ve sonuçta da bu an, geçmişimizi hatırlayamadığımızdan, kendimiz ile ilgili bir an olarak bize bir mana ifade etmezdi. Her insan her sabah kalkar ve kim olduğunu ve ne olduğunu bilir. Bu süre giden şahsî kimlik hissi, bizim dünümüzü bugüne bağlayan hatıraların sürekliliği üzerine kuruludur.
İnsan hafızasının analizinde, hafıza sisteminin yapısı ve bu yapıyı işleten süreçler birlikte ele alınmalıdır. Yapı, hafıza sisteminin düzenleme şeklidir; süreçler ise hafıza sistemi içersinde ortaya çıkan faaliyetlere dayanır. Hafıza sisteminin ele alınacağı bu bölümde yapı ve süreçler birlikte incelenecektir.

Bellek Nedir?

İki tür bellek var.
• Kısa süreli bellek: Sokakta yürürken biriyle tanıştık ve adını öğrendik sonra karşıdan gelen arkadaşımızı gördük ve arkadaşımız sordu az öce konuştuğun kişi kimdi bende ali dedim. Bu kısa süreli bellektir.
• Uzun süreli belek: Aynı kişiyi üç dört gün sonra başka bir yerde gördük adını hatırlamamız uzun süreli hafızaya örnektir.

KISA SÜRELİ BELLEK:
Kodlama
Saklama
Geri Çağırma
Kodlama :Her uyaran algılanmaz. Seçtiğimiz algıyı beynimizde kodlarız. Bellek sorunları genelde yoğunlaşamamaktan kaynaklanır. Birkaç kodlama çeşidi vardır.
Görsel kodlama: Bilgi zihinsel imgeler halinde. Resim bir görsel kodlamadır. (Fotografik bellek)
İşitsel kodlama: bu kodlama çeşidini daha fazla kullanırız. Sözel bilgide işitsel kodlama daha baskındır.
Saklama: Kısa Süreli bellekte 5 – 9 arası madde saklanabilir. 1885’ de Ebinghaus bunu bulmuştur fakat daha sonra 1950’ de miller bunu tekrar bulmuştur. Ve miller 1885’de nasıl bulduğuna şaşırmıştır. Miller buna “sihirli 7” demiştir.

Beynimizi zinde tutmak için

Neleri bilmelisiniz ve neler yapabilirsiniz ?

40’lı ve 50’li yaşlardan sonra hafızamız zayıflamaya başlıyor. "Niçin isimleri hatırlayamıyorum, anahtarlarımı nereye koydum?" gibi soruları sormaya başlıyoruz. Yıllar ilerledikçe bu sorular sıkıntı ve üzüntü sınırını aşıp "Alzheimer hastalığı gibi ciddi bazı rahatsızlıkların başlangıcı olabilir mi?" endişesine götürüyor bizleri. Günümüzde ilerlemiş görüntüleme teknikleri, hayvan araştırmaları ve fizyolojik çalışmalarla, bilim adamları sadece hastalıkları değil aynı zamanda beynimizin nasyl çalıştığı ve yaşlandığını araştırıyorlar. Ayrıca beynimizi nasıl sağlıklı ve zinde tutabileceğimiz konusunda da önerilerde bulunuyorlar.

Neler kaybediyoruz?

Belleğimizi geliştirmek mümkün mü?

1993 yılının Ağustos ayında Londra’da yapılan II. Dünya Bellek Şampiyonası’nın birincisi, 2 dakikalık aralıklarla sunulan 100 sayıyı ezberlemiş ve yarım saat içinde 1002 adet çift sayı üretebilmiştir. Ayrıca bir saat içinde 8 deste oyun kağıdının sırasını ezberlemiş ve hatasız olarak hatırlayabilmiştir.

Besinlerin Beyin Fonksiyonları Üzerindeki Önemli Etkileri

Beynimiz vücudumuzun küçük bir bölümünü oluştursa da, yiyeceklerle alınan enerjinin yüzde yirmisini harcar. Belirli yiyecekler algılama yeteneğimizi arttırır, daha verimli yapar, daha hızlı düşünmemizi ve dikkatimizi daha iyi vermemizi sağlar.

BELLEK

HAVUÇ: Hatırlama yeteneğimizi arttırır, çünkü havuç beyin metabolizmasını canlandırır. Bir şey ezberlerken bir ufak tabak sıvı yağlı havuç salatası yiyin.

ANANAS: Tiyatro sanatçılarının ve müzisyenlerin ihtiyacı olan bir meyvedir. Örneğin uzun bir metin ezberleyebilmek için fazla miktarda C vitaminine ihtiyaç vardır. Ayrıca önemli bir eser halinde element olan mangan içerir.

AVOKADO: Kısa süreli bellek içindir (Örneğin alışveriş listesini yaparken). Fazla miktarda yağ asidi içerir. Yarım avokado yeterlidir.

Gen nakliyle zekayı yükseltmek mümkün mü?

ABD'li bilim adamları farelere gen nakli yaparak öğrenme kabiliyetini artırmayı başardılar. Bu teknik ileride insanlara da uygulanabilecek, hafızası zayıflayanlara takviye yapılacak.

Bebeklerin zeka düzeyinin artırılmasında da kullanılabilecek yöntem Princeton Üniversitesi'ndeki araştırmacılar tarafından geliştirildi. Bilim adamları, yaptıkları bir deneyde, beyinde öğrenmeyi ve hafızanın gelişmesini sağlayan NR2B isimli proteinin üretimini artırdılar. Böylelikle fareler daha önce gördükleri Lego taşlarını, suyun altındaki gizli platformun yerini öğrenmeyi başardılar. Bu fareler, kendi deneyimleri ve öğrenme kapasitelerini genleriyle de yavrularına aktardılar.

Alzheimer'a çare

Araştırmayı yürüten Princeton Üniversitesi moleküler biyoloji uzmanı Doç.Dr.Joe Z.Tsien, ‘Araştırma genetik mühendisliğiyle öğrenme kabiliyetinin artırılabileceğini hatta IQ takviyesi yapılabileceğini gösteriyor’ dedi. Nature bilim dergisinin son sayısındaki makalesinde Joe Z.Tsien, beyin fonksiyonlarında önemli bir rol oynayan NR2B adlı proteinin işlevinin deşifre edilmesiyle hafıza kaybına yol açan Alzheimer gibi hastalıklara karşı yeni tedavi metodlarının geliştirilebileceğini söyledi.

Son yorumlar

İçerik yayınları