GezintiKullanıcı girişiKimler çevrimiçi
Şu an 0 kullanıcı ve 121 ziyaretçi çevrimiçi.
Bunları okudun mu? |
İmmun yetmezlikli hastalarda görülen enfeksiyonlarSon yıllarda hayatı uzatmayı amaçlayan,gelişmiş teknikler ve teropötik yaklaşımlar bağışıklık sistemi baskılanmış konak sayısının artmasına yol açmıştır. Bu grup hastada yaşam kalite ve süresini etkileyen en önemli faktörlerden biri de infeksiyonlardır.Bu bölümde immün sistemi baskılanmış hastaların büyük çoğunluğunu oluşturan nötropenik hastalar, kemikiliği ve solid organ transplantasyon uygulanan hasta gruplarında görülen infeksiyonların etyolojisi ve özelliği olan tedaviler üzerinde durulacaktır. Sorumlu mikroorganizmalarla meydana gelen infektif hastalık tanımları , tanı ve tedavi yöntemleri diğer bölümlerde irdelenmiştir. KANSERLİ, İMMÜNSÜPRESİF TEDAVİ ALAN NÖTROPENİK HASTALARDA GÖZLENEN İNFEKSİYONLAR: Periferik kanda polimorf nüveli lökosit (PMNL) ve bant nötrofil değerinin 500/mm3’ün altına düşmesi nötropeni olarak adlandırılır. Bu durum kanser ve diğer immünsüpresyona neden olan hastalığı olan kişilerde ciddi infeksiyonların gelişmesine zemin hazırlar. PMNL sayısı 10-100/mm3’e düştüğünde ise ciddi infeksiyon gelişme riski daha da artar. Etyoloji: Nötropenik hastalarda infeksiyon meydana getiren mikroorganizmaların en büyük kaynağı hastaların endojen florasıdır. Hastanede yatan hastaların genelde bir hafta içinde hastane florası ile kolonize oldukları unutulmamalıdır. Başlıca etkenler: İnfeksiyonların yerleşimi : Hastaların %40’ında infeksiyon kaynağı tespit edilemez. Sepsis-bakteriyemi : Klinik bulguları spesifik değildir; tek bulgu ateş olabilir. Tanıda kan kültürleri alınmalı ve gram negatif üremelerin yanısıra S.aureus, S.pneumoniae ve E.feacalis gibi gram pozitif bakterilerin de tek kan kültürü üremeleri anlamlı kabul edilmelidir. Orofarengial infeksiyonlar : Gingivostomatit ve periodontal infeksiyonlar sıklıkla görülür. Oral mukozite sıklıkla neden olan mikroorganizmalar; HSV, gram negatif basiller, streptokoklar (özl.S.mitis), anaeroblar ve candida suşlarıdır. Pulmoner infeksiyonlar : Primer infeksiyon şeklinde veya bakteriyemiye sekonder olarak gelişir. Nötropenik hastalarda fatal seyreden infeksiyonların %70’i akciğer kaynaklıdır. Bağışıklık sistemi baskılanmamış kişilerde gelişen pnömoni etkenlerinin yanı sıra P.aeruginosa, S.aureus, mantarlar da (özellikle aspergilus spp., P.carinii ) sıklıkla pnömoniye neden olur.Viral etkenler içinde CMV pnömonileri önemlidir. Diğer : Bunların dışında kateter ilşikili bakteriyemiler (etken daha çok koagülaz negatif stafilokoklardır), VZV, kriptokok, nokardiyaya bağlı kutanöz lezyonlar, perianal sellülit, hepatosplenik kandidiyazis, C.difficile’ye bağlı pseudomembranöz kolit, L.monositogenez, C.neoformans, M.tuberculosis, veya T.gondii’nin sorumlu olduğu santral sinir sistemi infeksiyonları sık saptanan infeksiyonlardır. Tanı : Antimikrobiyal tedavi yaklaşımları : İnfeksiyona ilişkin bir belirti bulunmamasına karşın oral yoldan ölçülen vücut ısısı bir kez 38.3°C’yi aşan veya iki saat süreyle 38°C olan hastaya tedavi başlanması gerekir. Hastada ateşin odağı saptanamadığı taktirde derhal amiprik, geniş spekturumlu antibiyotik tedavisi başlanır. Tedavi seçiminde her merkez kendi hastane florasının antibiyotik duyarlılıklarını dikkate almalıdır. Başlangıç tedavisi : 1) Antipseudomonal sefalosporin + aminoglikozid 2) Karbapenem antibiyotikler Başlangıçtaki ampirik tedaviye vankomisin eklenmesi ancak hastane florasında metisilin dirençli stafilokoklar dikkati çekecek ölçüde fazla ise anlamlıdır. Ampirik antifungal tedavi : Antibakteriyel tedaviye rağmen ateşin 7 günde düşmemesi ve infeksiyon kaynağının saptanamaması halinde hastalara ampirik olarak amfoterisin B başlanır. Ampirik antibiyotik tedavisi süresi : Antimikrobik tedavisine granülosit sayıları 500 ila 1000/mm3 olana kadar devam edilmelidir ya da klinik olarak stabil ve hematolojik iyileşme yönünde bulguları olan hastalarda bu değerler beklenmeden de tedavi dikkatli bir şekilde sonlandırılabilir. KEMİKİLİĞİ TRANSPLANTASYONU (KİT) SONRASI GÖRÜLEN İNFEKSİYONLAR KİT alıcılarında, immünolojik defektin durumuna bağlı olarak infeksiyon riski açısından üç farklı dönem vardır. 1)Preengaftman risk periyodu: Posttransplant 1.gün ile 30.gün arasında geçen dönemdir. Hastaların %65’inde 38°C üzerine çıkan ateş saptanır. Bu dönemde indüksiyon kemoterapisine bağlı olarak ağır nötropeni ve mukoza hasarı ortaya çıkar ve en sık gözlenen infeksiyonlar derin nötropeniye bağlı olarak gelişen bakteriyel ve fungal (candida ve aspergillus) infeksiyonlardır. HSV seropozitif hastaların %80’inde reaktivasyon gözlenebilir. 2) Postengraftman risk dönemi: Nötrofillerin düzelmesi ile başlayan ve transplantasyon sonrası 100.güne kadar devam eden dönemdir. Bu dönemde allogeneik transplantasyon yapılan alıcılarda infeksiyon riski otogeneik yapılanlara göre daha yüksektir. Bu dönemde kemikiliği yerleşmiş olmakla birlikte alıcıda ciddi humoral, hücresel immün yetmezlik sözkonusudur ve akut ‘graft versus host hastalığı’ (GVHH) olan hastalarda bu fonksyon bozuklukları daha da belirgindir. Bu dönemde görülen infeksiyonların büyük kısmı latent herpes viruslarının reaktivasyonudur.(CMV, EBV, HSV, VZV ) Bunların içinde özellikle CMV infeksiyonları bu hastalarda mortalite nedenlerinin başında gelir.CMV en çok akciğer, karaciğer, kemikiliği ve gut infeksiyonlarına neden olur. Proflaktik TMP-SMZ almayanlarda P.carinii pnömonisi sorun oluşturur. Yine özellikle kalıcı kateter bağlı olarak görülen gram pozitif bakteriyemiler , aspergillus pnömonisi ve kandida infeksiyonları bu dönemde sıktır. 3) Geç risk dönemi: Bu dönem 100. günden itibaren başlar ve hastanın immün sisteminin normale döndüğü 18-36. aya kadar devam eder. Hastalarda immün iyileşme eğer ek immünosüpresif tedavi almıyorlar ise ve GVHD gelişmemiş ise genellikle birinci yılda tamamlanır. Ancak hastalarda kronik GVHD varsa, tedavi gerektirdiği sürece bu dönem uzar. VZV reaktivasyonları ve S.pneumoniae, Neisseriae spp. ve H.influenzae gibi kapsüllü bakteri infeksiyonları ve aspergillosis bu dönemde sık görülür. Postengraftmen dönemde uzamış asiklovir tedavisi uygulananlarda CMV infeksiyonu reaktivasyonları bu döneme sarkabilir. Ancak kronik GVHD’li hastalarda gözlenen akciğer tutulumunun %50’sinde nedenin noninfeksiyöz intersitisiyel pnömonitis olduğu da unutulmamalıdır. KİT sonrası tüberküloz görülme sıklığı topluma göre daha yüksektir. Tedavi : Ateş etyolojisi bilinmiyorsa gram negatif ve pozitif bakterileri içine alacak , geniş spekturumlu kombine antibiyotik tedavisine başlanmalı, ateşin devamı halinde ve kültürlerde üreme yoksa tedaviye amfoterisin B eklenmelidir. Postengraftman ve geç risk dönemi: SOLİD ORGAN TRANSPLANTASYONU YAPILAN HASTALARDA GÖZLENEN İNFEKSİYONLAR : Günümüzde böbrek, karaciğer, pankreas, kalp, akciğer-kalp gibi birçok organın transplantasyonu mümkün olup kullanılan immünosüpresif tedaviler nedeniyle bu hasta gurubunun sörviyinde infeksiyonlar çok önemli bir yer tutar. Bu hastalarda da infeksiyonlar üç dönemde incelenebilir. 1) Transplantasyon sonrası birinci ay: KİT’in aksine hastalarda bu dönemde net immünosüpresyon gelişmemiştir. Bu dönemde gözlenen infeksiyonlar; 2)Transplantasyondan sonra 1-6 aylık dönemde gözlenen infeksiyonlar: Bu dönem immünsüpresyonun tam olarak geliştiği dönem olup iki grup infeksiyon önem taşır. 3)Transplantasyondan 6 ay sonra gözlenen geç dönem infeksiyonları: Bu dönemde rejeksiyon sözkonusu değil ve buna yönelik ek immünosüpresif tedavi almıyorsa hastalarda immün baskılanma oldukça minimaldir. Bu dönemde ; Tanı : Hastaların içide bulundukları dönem göz önünde tutularak etyolojide rol oynayabilecek patojenler semptom ve bulgularla birlikte değerlendirilerek ve gerekli laboratuvar desteği alınarak tanıya gidilir. Tedavi : Etkene yönelik olmalıdır. Akciğer Hastalıkları . İç Hastalıkları . Göz Hastalıkları . Psikiyatrik Hastalıklar . Ürolojik Hastalıklar . Nörolojik Hastalıklar . Diş Hastalıkları . Bulaşıcı Hastalıklar . Enfeksiyon Hastalıkları . Kan Hastalıkları . Genetik Hastalıklar . Tiroit Hastalıkları Hastalıklar . Kanser . Tüberküloz . Multipl Skleroz . Grip . Aids . Şeker Hastalığı . Hepatit . Pnömoni . Bronşit . Yüksek Tansiyon . Ülser . Glokom . Gastrit . Depresyon . Alzheimer Vücudumuz . Hareket Sistemi . Kas Sistemi . Sindirim Sistemi . Dolaşım Sistemi . Solunum Sistemi . Sinir Sistemi . Endokrin Sistem . İskelet Sistemi . Bağışıklık Sistemi . Üreme Sistemi . Boşaltım Sistemi . Duyu Organları AnketBilim Adamları . Genetik . Canlılar . Hayvanlar . Bitkiler . Vücudumuz Doktorlar . Hastalıklar . İlk Yardım . Zehirlenmeler Sigara . Alkol . Bağımlılık . Stres . Psikoloji Beslenme . Vitaminler . Mineraller Sağlık . Spor . Uyku . Hafıza |
Sitemizde ArayınPopüler içerikSon görüntülenme:
Son yorumlar
|
Yeni yorum gönder