GezintiKullanıcı girişiKimler çevrimiçi
Şu an 0 kullanıcı ve 12 ziyaretçi çevrimiçi.
Bunları okudun mu? |
Yeme Bozuklukları 1. Anorexi Nervoza Anorexi Nervoza Kilo alarak, şişmanlamaktan aşırı korkma sonucu, zayıflamak için sürekli çaba göstermeye Anorexia Nervosa denir. ( ( Boy - 100 ) + ( Yaş / 10 ) ) * 0,8 ( bayanlar için ) * 0,9 ( erkekler için ) Örnek olarak 30 yaşında ve 1.75 boyundaki bir erkeğin ideal kilosu şöyle hesaplanacaktır. = ( ( 175 - 100 ) + ( 30 / 10 ) ) * 0.9 Hilde Bruch son 20 yılda bu konuda ciddi araştırmalar yapmıştır. (1973 - 1978 - 1987 ). Bruch'a göre düşüncelerin sürekli beden ağırlığı ve yiyecekle ilgi tutulması aslında derinlerde bir " benlik kavramı " bozukluğunun olduğunun geç kalmış bir işaretidir. Anoreksik bireyler güçsüz, etkisiz olduklarına yönelik kesin bir inanç taşırlar. Daha çok kusursuz bir küçük kız imgesiyle kendilerini korumak isterler. Beden, benlikten ayrı ve ebeveyne ait bir parça gibi yaşanır. Özerklik duyguları gelişmemiştir. Beden işlevlerinin denetimi kendilerinde değil"miş gibi" yaşarlar. Anorexia Nervosalının çocukluğu da genellikle ebeveynini sürekli hoşnut etmeye çalışan " iyi " kız çocuğu şeklinde geçmiştir. Ergenlik dönemine geldiklerinde , birden inatçı ve olumsuz tavırlar edinmeye başlarlar. Bruch' a göre bunun nedeni bedeniyle yaşadığı kopukluktan kurtularak bedeninin denetimi ele geçirmeye yönelik kendini tedavi etme girişimidir. Böylece Anksiyetesini beden ağırlığının ve yiyeceklerinin denetimine dönüştürmüş olur. Bruch'a göre Anorexia Nervosa bozuk anne - kız ilişkilerinden ve bu ilişkide, çocuğunkinden çok, annenin kendi ihtiyaçlarının ön planda olmasından kaynaklanır. Çocuk anneden kendisine değer veren ve kendi varlığını hissedebileceği karşılıkları alamadığında sağlıklı bir benlik duyusu geliştiremez. Kendisini annenin uzantısı olarak algılar. Anorexia Nervosa'ya ilişkin çalışmaların çoğu anne - kız ilişkisi üzerine yapılmıştır. Ratey ve Bemporad ( 1985 ) bazı anoreksik durumların baba - kız ilişkisindeki aksaklıklardan da oluşabileceğini gözlemlemişlerdir. Anorexialı kızların babaları ilgili ve destekleyici görünmekle birlikte kızları kendilerine ihtiyaç duyduğunda onlarıduygusal yönden yalnız bırakırlar ve kendi veremediklerini kızlarından beklerler. Çoğunlukla mutsuz bir beraberlik yaşayan anne ve baba birbirlerinde bulamadıklarını kızlarından bekleyebilirler. Kızlarını kendi ihtiyaçlarını sağlayan bir self - obje yerine koydukları için çocuğa kendisi olabilme şansını tanımadıklarını söylemiştir. Gabbard 1990, Anorexia Nervosa'nın psikodinamiğini şöyle açıklar : 1 - Farklı ve tek olabilmek için çabalamak. Bulimia Nervoza Bulimia Nervoza yemek yeme krizleri ve sonunda kusarak mideyi boşaltma çabaları olarak tanımlanır. Beden ağırlığı normale yakın olduğu gibi, aşırı kilo kaybı olan hastalara da rastlanır. Bruch ( 1987 ) Anorexia ve Blumianın birbirinden farklı durumlar olduğunu söylemiştir. Anoreksik kişilerin katı ve disiplinli , bulimik kişilerinse sorumsuz ve disiplinsiz olduğuna dikkat çekmiştir. Garfinkel ve Ark. 1980 - Hall ve Ark. ( 1984 ) bu görüşü paylaşmayarak anoreksik hastaların en azında %40 - 50 'sinde Bulimia da görülmekte ve pek çok kişinin yaşamı boyu bu iki durum birbirinin yerini alabilmektedir demişlerdir. Bulimiklerin anneleri de çocuklarını kendi uzantıları olarak yaşayan kişilerdir. Hem ebeveynde hem çocukta birbirlerinden ayrılma ile ilgili yoğun güçlükler yaşandığı saptanmıştır. Humphrey ve Stern ( 1988 ) çocuğun gelişim öyküsünde ortak olan yön, çocuğun annesinden kopmasına yardımcı olarak emzik, veya "geçiş nesnesi" denilen battaniye v.s. gibi geçiş nesnelerinden yoksun kalmış olmasıdır. Besin maddesini alma içselleşmiş kötü ya da saldırgan nesne imgesinin içe alınması, besin maddesi atma da bu kötü, saldırgan nesneyi dışarı atma olarak tanımlamışlardır. Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu Başlıca özellikleri, tıkInırcasına yemek yeme nöbetleri ve arkasından kendi kendine kusma, bağırsak yumuşatıcıları olan (laksatifler) ilaçları yanlış kullanma, aç kalma ve aşırı egzersiz yapmadır. ( Tıkınma periodu için bakınız Bulimia) Yemek yeme ve kendini durdurma denetimi bozulmuştur. Çok hızlı yemek yeme, rahatsızlık verene kadar yemek yeme, aç değilken bile büyük miktarda yemek yeme, kişinin ne kadar yediği konusunda utanması nedeniyle yalnız başına yemesi ve sonra da kendini iğrenç,suçlu ve depresif hissetme bulunur. Tanı için belirgin sıkıntı, tıkanırcasına yemek yeme nöbetleri esnasında ve sonrasında suçluluk duyguları ve vücüdün estetiğiyle ilgili kaygılar gerekir. Tıkınma nöbetleri ortalama olarak en az 6 aylık dönemde en az haftada 2 gün ortaya çıkar. Gelecekteki araştırmalar da yemek yeme nöbetlerinin sayısından çok, ortaya çıktığı günleri araştırmaya yönelik olacaktır. Belirtiler sadece Anorexia Nervoza’da ortaya çıkmaz. Bazı uygunsuz dengeleyici davranışlar (örneğin ishal olma, aç kalma ya da aşırı egzersiz ) ara sıra ortaya çıkabilir. Ama tıkanırcasına yemenin etkilerine karşı koymak için düzenli olarak uygulanmaz. İLİŞKİLİ ÖNCELİKLER VE BOZUKLUKLAR Bazı bireyler depresyon, anksiyete ve bozuk duygudurumla tetiklendiğini bildirmiştir. Diğer bir kısım birey, tıkınırcasına yemek yeme periodunu tetikleyen özel bir başlatıcı bulamamışlardır. Ama aşırı yemek yeme ile gerginlik duygusunun azaldığı belirtilmiştir. Bazı bireyler kendilerini “duygusuz“ “boşlukta“ hissetme anlarında tıkınırcasına yemek yeme nöbetlerine girdiklerini tanımlamışlardır. Birçok birey bir gün boyunca öğünlerini planlamadan yer. Klinik ortamda bu yeme davranış biçimini gösteren bireylerde değişen derecelerde obesite (fazla yeme – şişmanlık) vardır. Çoğu diyet yapmak için uzun süreli tekrarlayan çabalar gösterirler. Gıda alımını denetleme zorlukları konusunda umutsuzluk hissederler. Bazıları kalori alımını kısıtlarlar ama bazıları diyet yapma çabalarını bırakabilirler. Bu bireyler ortalama bireylerden daha şişmandırlar ve belirgin bir kilo alıp verme dalgalanmsı görülür. Tıkınma yeme bozukluğu olan bireyler yemelerinin ya da kilolarının eşleriyle ve diğer insanlarla ilişkilerini, işlerini ve kendilerini iyi hissetme yetilerinin engellendiğini söylerler. Yeme bozukluğu olmayan bireylerle karşılaştırılınca daha yüksek oranda kendinden nefret etme, iğrenme, depresyon, kaygı, endişe, somatik belirtiler ve kişilerarası duyarlılık bildirirler. Kadınlarda erkekler göre 1.5 kez daha fazla görülür. Toplumlarda % 15 ile % 50 (ortalama % 30) oranında görülmektedir. Başlangıcı geç ergenlik ya da 20’li yaşların başlarında çoğu kez diyet yaparak belirgin kilo verdikten hemen sonradır. Şok Diyet 1999 yılında ABD'de yaygınlaşan ve haftada 4 kilo vermenizi sağlayan bir diyet listesi sunuyoruz. Bu diyetin özelliği günde 2 litre (8 su bardağı) su içmeniz. Sürekli kilo kaybı için en pratik formül sudur; çünkü su iştahı azaltarak bastırır ve bedenin depolanmış yağları metabolize etmesine yardımcı olur. Alınan su miktarı azalınca yağ miktarı artmaya başlar. Bu şekilde az su alınınca kilo artar. Oysa günde 2 litre su aldığınızda kilonuz azalmaya başlar. NEDEN ? Su iştahı azaltarak bastırır ve bedenin depolanmış yağları metabolize etmesine yardımcı olur. Araştırma sonuçlarında alınan su miktarı azaltılınca vücutta depolanan yağ miktarı artmaya başlamaktadır; çünkü böbrekler yeterli su olmayınca iyi çalışamaz ve böbreklerin işinin bir kısmı karaciğere yüklenir. Karaciğerin bir görevi de depolanmış yağları bedenin kullanabileceği enerjiye çevirmektir. Karaciğer böbreklerin işini yapmak zorunda kalırsa, kendi işini tam yapamaz ve yağların tamamını enerjiye çeviremeyeceği için yağlar bedende depolanmaya başlar ve kilo artar. Beden ihtiyacından daha az su almaya başlarsa bunu susuz kalma tehlikesi olarak değerlendirerek, alınan suyun her damlasını saklamaya çalışır ve suyu hücre dışı dokularda biriktirmeye başlar. Bunun sonucu el, ayak ve bacakların şişmesi görülebilir. İdrar söktürücü (Di-üritetik)ler geçici bir çözümdür ve depolanmış suyu atarken bazı temel besi maddelerini de yok ederler. Böylece beden yine susuz kalır ve ilk fırsatta suyun her damlasını depo etmeye başlar ve sistemde bir kısır döngü oluşur. Bedenden su atılamıyorsa nedeni tuz olabilir. Tuz suyu tutacağı için beslenirken fazla tuz almamak gerekir; çünkü tuzlu yenildiğinde beden tuzu sulandırmak için daha fazla suya gereksinim duyar. Tuzu atabilmek için yine su içilmelidir. Su böbreklerden geçerken ihtiyacının fazlası olan tuzu (sodyumu) da atar. Su kasların dengesini sağlar, kurumayı engeller. Kilo verirken sarkmaları önler; çünkü küçülen hücreler su ile dolar ve esnekleşir. Kilo verirken beden atıkları fazla olur. Metabolize edilen yağların yakılması için de suya gerek vardır. Anlatılan nedenlerle kilo kaybetmek için su içmek şarttır. Hergün 8 bardak su içmelidir; ancak kilo vermek isteyen kişiler her 12 kilo fazlası için bir bardak su içilmelidir. Spor yapılıyor veya hava sıcak ve kuru ise soğuk su içilmelidir; çünkü bedene daha çabuk yayılır. Bazı araştırmalar soğuk suyun kalorileri yaktığını göstermektedir. Diyet yapmaya başladığınızda : * Yiyeceklerinize limon ve tuz ekleyebilirsiniz. Tuzu en alt ölçekte kullanmalısınız veya yapay tuzlarla da destekleyebilirsiniz. ŞOK DİYETLER Size 2 seçenekli diyet sunuyoruz. Doktorunuza danışarak bir tanesini seçebilirsiniz. 1.Seçenek : 3 günde 2 kg. verebileceğiniz diyet. 1.SEÇENEK : 1.Gün : Sabah Kahvaltısı : Öğlen Yemeği : Akşam Yemeği : Gece Yatmadan Önce : 2. Gün : Sabah Kahvaltısı : Öğlen Yemeği : Akşam Yemeği : Yatmadan Önce : 3. Gün : Sabah Kahvaltısı : Öğle Yemeği : Akşam Yemeği : Gece Yatmadan Önce : * Bu diyet hızlı zayıflamayı sağlar, ancak uzun süreli yapılması önerilmemektedir. 2. PSİKOM DİYET Aç Karnına : Kahvaltı : Öğle : Ara : Ara : Akşam : Ara : * Bu diyet uygulanırken hergün 40 dakika yürüyüş yaparak ,metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz. PSİKOM KORUMA DİYETİ Fazla kilolar verildikten sonra eski beslenme şeklinize geri dönerseniz, kaçınılmaz olarak tekrar kilo almaya başlarsınız. Yeni beslenme alışkanlığı edinmeniz için 2 ay koruma programında kalmanız gerekir. Kadınlar için : Erkekler için : DİKKAT : * İçeriğini bilmediğiniz gıdaları almayın. ALTERNATİF LİSTE (GIDALARIN DEĞİŞİMİ) : 1.GRUP : Et, balık, tavuk (Protein içerirler) 2.GRUP : Unlu gıdalar (Karbonhidrat içerirler) 1 dilim beyaz ekmek * Bir kase = bir su bardağı, yemek kaşığı ölçüsü silme olarak verilmiştir. 3.GRUP : Sebzeler (Protein, karbonhidrat, mineral ve vitamin içerirler) 3 yemek kaşığı havuç * Yemek kaşığı ölçüsü silme olarak verilmiştir. 4.GRUP : Meyveler (Vitamin içerirler) 1 küçük boy elma veya armut veya şeftali veya portakal veya greyfurt 5.GRUP : Süt, Peynir, Yoğurt (Protein içerirler) 1 fincan süt veya 2 fincan diyet süt 6.GRUP : İçecekler (Taze sıkılmış) 1 çay bardağı greyfurt, portakal, mandalina 7.GRUP : Kuruyemişler (kar.,protein, min. içerirler) Badem 8-10 adet Dr.Tülay ARSU Bookmark/Search this post with Akciğer Hastalıkları . İç Hastalıkları . Göz Hastalıkları . Psikiyatrik Hastalıklar . Ürolojik Hastalıklar . Nörolojik Hastalıklar . Diş Hastalıkları . Bulaşıcı Hastalıklar . Enfeksiyon Hastalıkları . Kan Hastalıkları . Genetik Hastalıklar . Tiroit Hastalıkları Hastalıklar . Kanser . Tüberküloz . Multipl Skleroz . Grip . Aids . Şeker Hastalığı . Hepatit . Pnömoni . Bronşit . Yüksek Tansiyon . Ülser . Glokom . Gastrit . Depresyon . Alzheimer Vücudumuz . Hareket Sistemi . Kas Sistemi . Sindirim Sistemi . Dolaşım Sistemi . Solunum Sistemi . Sinir Sistemi . Endokrin Sistem . İskelet Sistemi . Bağışıklık Sistemi . Üreme Sistemi . Boşaltım Sistemi . Duyu Organları AnketBilim Adamları . Genetik . Canlılar . Hayvanlar . Bitkiler . Vücudumuz Doktorlar . Hastalıklar . İlk Yardım . Zehirlenmeler Sigara . Alkol . Bağımlılık . Stres . Psikoloji Beslenme . Vitaminler . Mineraller Sağlık . Spor . Uyku . Hafıza |
Sitemizde ArayınPopüler içerikSon görüntülenme:
Son yorumlar
|
Yeni yorum gönder