GezintiKullanıcı girişiKimler çevrimiçi
Şu an 0 kullanıcı ve 124 ziyaretçi çevrimiçi.
Bunları okudun mu? |
KanserKanser önemi giderek artan bir sağlık ve yaşam sorunudur. Ölüm nedeni olarak, kalp ve damar hastalıklarının hemen ardından gelmektedir.
Kanser, bazı etkilerle değişime uğramış hücrelerin, gerek yerel ve gerek uzak noktalarda kontrolsüz olarak çoğalıp büyümelerinin sonucu oluşan habis hastalıklar grubudur. Yurdumuzda en sık görülen kanserler erkeklerde akciğer, prostat, kalın barsak, rektum, mide ve pankreas; kadınlarda meme, akciğer, kalın barsak, rektum, serviks, over, mide ve pankreas kanserleri olarak sıralanabilir. Deri kanseri sıklığı ise her iki cinste de yüksektir. Dr. Öz'den kanser reçetesiDünyaca ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, Kanser Haftası nedeniyle hastalığın farklı türleri için öneriler sundu.
Ailesinde kanser geçmişi olan kişilerin doktor kontrolleri ile gerekli testleri düzenli olarak yaptırmaları gerektiğini ve erken teşhisin çok önemli olduğunu belirten Öz, vücuttaki yağ fazlalığının (obezite), kanser riskini yüzde 30 oranında arttıran etkenlerden biri olduğunu söyledi. Vatan'ın haberine göre Öz, yağın vücutta hormon üreten bir organ gibi kanseri tetikleyici özelliğe sahip olduğunu kaydetti. İki kanser ilacının sahtesi piyasadaKanser hastaları ve yakınlarına çok önemli uyarı... Sağlık Bakanlığı kanser tedavisinde kullanılan 2 ilacın sahtelerinin piyasaya sürüldüğü ortaya çıkardı. Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü'nün resmi internet sitesinde yer alan duyuruda, Roche Müstahzarları San. A.Ş.'nin ithal ettiği “Altuzan 400 mg/16 ml Konsantre İnfüzyon Çözeltisi İçeren Flakon” adlı müstahzarın B5018B01 seri numaralısı ile “MabThera 500 mg/50 ml İnfüzyon için Konsantre Sol. içeren Flakon” adlı müstahzarın B6077B01 seri numaralısının sahtelerinin ele geçirildiği belirtildi. Duyuruda, şu ifadelere yer verildi: Deri kanserlerindeki korkutan artışKüresel ısınmayla birlikte, tedavi gerektiren deri kanserleri vaka sayısı dört yıl içinde yüzde 77 oranında arttı. Uzmanlar, söz konusu araştırmalarda deri kanserinin prostat ve meme kanserinden 5 kat daha fazla olduğu ve melanom dışı deri kanserlerinin insanda en sık görülen kötü huylu tümör olduğunu ortaya koyduğuna dikkati çekti. Miami Üniversitesi Miller Tıp Fakültesi Konuk Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Anadolu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel ısınmayla birlikte güneşin cilt sağlığına olumsuz etkisinin arttığını, uzun süre güneşe maruz kalmasının cilt kanserine yol açabileceğini söyledi. Kansere neden olan asbest yasaklanıyorKansere neden olan asbestin üretimi, kullanımı ve asbest içeren eşyaların piyasaya sunulması yasaklanıyor. Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan “Bazı Tehlikeli Maddelerin, Müstahzarların ve Eşyaların Üretimine, Piyasaya Arzına ve Kullanımına İlişkin Kısıtlamalar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmelik ile daha önce kısmen yasaklanan asbest kullanımı tamamen yasaklı hale geliyor. Yeni uygulama ile Avrupa Birliği ile de tam uyum sağlanıyor. Tüm asbest türlerinin çıkarılmasının, herhangi bir ürün üretiminde kullanılmasının ve asbest içeren tüm ürünlerin piyasaya arzının yasaklandığı yönetmelik, 31 Aralık 2010 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. Siyah pirinç kalp hastalığı ve kansere deva oluyor!Yüksek oranda lif ve mineral içermesine karşın şeker oranı düşük olan siyah pirincin kalp hastalıklarına ve kansere karşı etkili olabileceği bildirildi. İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre, ABD’nin güneyinde yetiştirilen siyah pirinçten alınan lif örneklerini analiz eden bir grup bilim adamı, ürüne rengini veren ve hücre yenileme, yani antioksidan özelliği kazandıran antosiyaninler açısından çok zengin olduğunu gözlemledi. Louisiana Devlet Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmanın ekibindeki Doktor Zhimin Xu, sadece bir kaşık siyah pirinç kepeğinde dahi bir kaşık yabanmersinindekinden daha az şeker ama daha çok antosiyanin bulunduğunu söyledi. Doktor Zhimin Xu, bir zamanlar anavatanı olan Çin’de hükümdarların sofrasını süsleyen ve daha yeni yeni dünyadaki kullanımı yaygınlaşmaya başlayan siyah pirincin içerdiği lifler ve E vitamini açısından da zengin olduğunu belirtti. Kanserden korunmada beslenmenin önemiKanser, çevresel ve kalıtsal faktörlerden kaynaklanıyor. Genetik kodumuzu değiştirmemiz imkansız olduğuna göre, sadece çevresel faktörlere müdahale ederek kanserden korunmak ne kadar mümkün? Kanser oluşumunda iki temel faktör rol oynar. Kalıtsal faktörleri kontrol etmek mümkün değil. Çünkü her insan belirli bir genetik kod ile doğar ve bu değişmez. Peki ya çevresel faktörler? Sigara, alkol, hava kirliliği, sağlıksız beslenme, obezite, hareketsiz yaşam ve aşırı miktarda güneş ışınlarına maruz kalmak kansere neden olan çevresel faktörler. Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Demir, çevresel faktörlerin büyük ölçüde kontrolümüz altında olduğunu söylüyor. Demir, "Bu faktörlerden sadece üçünü, beslenme, obezite ve fiziksel aktiviteyi kontrol altında tuttuğumuz takdirde kanserden 1/3 oranında korunabiliriz, yani sadece üç faktöre müdahale ederek kanser riskini üçte bir oranında düşürmek tamamen elimizde" diyor. Böğürtlen kanser hücrelerinin büyümesini engelliyorYapılan araştırmalar böğürtlenin kanser ve tümör hücrelerinin büyümesini engellediğini gösteriyor. Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Karadeniz, yapılan araştırmaların böğürtlenin kanser ve tümör hücrelerinin büyümesini engellediğini ortaya koyduğunu bu nedenle kansere karşı böğürtlen tüketilmesinin faydalı olacağını söyledi. Karadeniz, Ordu'da fındığın ya da kivinin yerine alternatif olarak üretimine başlanan böğürtleninin giderek yaygınlaştığını söyledi. Son yıllarda artan böğürtlen yetiştiriciliğinin dikkat çekici olduğunu ifade eden Karadeniz, Ordu'da yılda 4 ton böğürtlen üretildiğini, bu rakamın gelecek yıllarda artmasını umduklarını söyledi. Kansere karşı beslenmeÇağımızda sık görülen kanserden korunmak amacıyla beslenmemizde meydana getireceğimiz en önemli değişikliklerden birisi sebze ve meyve ağırlıklı beslenme alışkanlığı kazanmamızdır. Bu şekilde beslenme alışkanlığına sahip olduğumuzda bedenimizin yaşlanma hızını olabildiğince azaltmaya başlamakla birlikte her organımızın yaşam kalitemize katacağı katkıyı da maksimum düzeye çıkarmış oluruz. Bu durum günlük performansımızı arttırır. Elbette ilave yapılması gereken çok faklı uygulamalar vardır ve bunlar buradaki yazılarımız içerisinde zaman zaman yeri geldiğinde açıklanmaya çalışılmaktadır. Kanser konusu başlı başına büyük bir konu olup birçok faktör bakımından etkilenmektedir. Bazı insanların genetik yatkınlıklarının olması onların kansere yakalanmalarını kolaylaştırır. Bazı insanlar bu yatkınlığı yediklerini ve içtiklerini kontrol ederek kısmen engelleyebilirler. Bazı insanlar ise ne yaparlarsa yapsınlar kanser hastalığına yakalanmaktan kendilerini kurtaramazlar. Köylerde kanserin artmasının nedeni ne olabilir?Sivas'ta merkeze ve Yıldızeli ilçesine bağlı bazı köylerde akciğer zarı kanseri vakasında artış gözlenince Sağlık Müdürlüğü, bölgede kanser tarama çalışması başlattı. Sivas Numune Hastanesinde görev yapan göğüs cerrahisi uzmanı İsa Döngel ile göğüs hastalıkları uzmanı Mehmet Bayram, son bir yılda kentin kuzeyindeki merkez köyler ve Yıldızeli ilçesinden asbeste bağlı olarak gelişebilen, ''Akciğer Zarı Kanseri'' (Mezotelyoma) vakasının sık gelmesi üzerine bölgede ön saha çalışması başlattı. Yapılan çalışmada bölgede yaşayan insanlarda asbeste bağlı olarak plak oluşumunun sıklıkla görüldüğü gözlemlendi. Akdeniz bitkisi kanser hücresini öldürdüAkdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinde, Akdeniz bölgesinde yetişen endemik bir bitkinin özütünün kanserli hücreyi öldürdüğü belirlendi. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Hakan Bozcuk, Doç. Dr. Mustafa Özdoğan, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Fizyoloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Durmuş Burgucu, Yrd. Doç. Dr. Asuman Karadeniz, Yrd. Doç. Dr. Hasan Öztürk, Biyolog Deniz Ekinci, Prof. Dr. Fatih Topçuoğlu ve Oktay Akyurt tarafından yürütülen çalışmanın kanser tedavisinde umut olacağı kaydedildi. Sağlık Bilimleri Enstitüsü Fizyoloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Durmuş Burgucu, 20 yıl sürecek projenin 2004 yılında başladığını söyledi. Çalışmalar sonucunda Akdeniz'de endemik bir bitki türünü keşfettiklerini, ancak bitkinin ismini açıklamak istemediklerini ifade eden Burgucu, ''Bitki ağızdan kullanımda zehirli etki gösteriyor'' dedi. Akciğer Hastalıkları . İç Hastalıkları . Göz Hastalıkları . Psikiyatrik Hastalıklar . Ürolojik Hastalıklar . Nörolojik Hastalıklar . Diş Hastalıkları . Bulaşıcı Hastalıklar . Enfeksiyon Hastalıkları . Kan Hastalıkları . Genetik Hastalıklar . Tiroit Hastalıkları Hastalıklar . Kanser . Tüberküloz . Multipl Skleroz . Grip . Aids . Şeker Hastalığı . Hepatit . Pnömoni . Bronşit . Yüksek Tansiyon . Ülser . Glokom . Gastrit . Depresyon . Alzheimer Vücudumuz . Hareket Sistemi . Kas Sistemi . Sindirim Sistemi . Dolaşım Sistemi . Solunum Sistemi . Sinir Sistemi . Endokrin Sistem . İskelet Sistemi . Bağışıklık Sistemi . Üreme Sistemi . Boşaltım Sistemi . Duyu Organları AnketBilim Adamları . Genetik . Canlılar . Hayvanlar . Bitkiler . Vücudumuz Doktorlar . Hastalıklar . İlk Yardım . Zehirlenmeler Sigara . Alkol . Bağımlılık . Stres . Psikoloji Beslenme . Vitaminler . Mineraller Sağlık . Spor . Uyku . Hafıza |
Sitemizde ArayınPopüler içerikSon görüntülenme:
|
Son yorumlar
20 saat 25 dak önce
21 saat 12 dak önce
1 gün 6 dak önce
1 gün 4 saat önce
1 gün 4 saat önce
4 gün 8 saat önce
4 gün 21 saat önce
4 gün 21 saat önce
5 gün 10 saat önce
6 gün 4 saat önce