alkolün zararları

warning: Creating default object from empty value in /home/bilim/domains/bilimvesaglik.com/private_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Alkol aldıktan sonra mide bulantısı ve baş ağrısı

Alkol aldıktan sonraki gün kendini gösteren yan etkiler alkol kullanan hemen herkesin şikayetidir. Baş ağrısı, yorgunluk, mide bulantısı, halsizlik, ufak çapta bir depresyon, susuzluk…

Eğer siz de içki içtiğiniz gecenin ertesi gününde bu etkileri yaşıyorsanız aşağıdaki uyarıları dikkate almalısınız!

Birinci seviyede durabilin

Bu içki sonrası değil, içki esnasında alınacak bir önlem. Yurtdışında yapılan bir araştırma sarhoşluğun 5 tane seviyesi olduğunu göstermiş. Birinci seviyede kendimizi oldukça iyi ve rahatlamış hissedermişiz. Birinci seviyenin ölçüleri de 100 ml kanda 50 mg alkole denk geliyormuş; yani ortalama 60 kilo olan bir kadının 3 kadeh şarap veya 3 bardak votka içmesine eşitmiş. Birinci seviyeden sonra içilen 3 bardak daha içki, ikinci seviyeye geçmemize neden oluyor. İkinci seviyenin belirtileri ise konuşmada bozulmalar ve karar mekanizmamının hakimiyetimizden çıkması… Üç kadeh daha içilen içki, üçüncü seviyeye, yani sersemlememize; ek olarak alınan 300 gr alkol ise dördüncü seviyeye, yani vücudumuzun alkolle başa çıkamamasına neden oluyormuş. Beşinci seviyeyi düşünün artık… Dolayısıyla bu seviyelerin bilincinde olup, her zaman birinci seviyede kalarak içkinin de tadını çıkarmayı aklınızdan çıkarmayın!

Kan şekerinizi yükseltin

Alkol zehirlenmesi ve alkol komasının belirtileri nelerdir?

Aşırı alkol alımı sonucunda bilincin önemli ölçüde yitirilmesiyle ortaya çıkan alkol zehirlenmesi ve alkol koması acil tedavi gerektiren bir durumdur. Alkol zehirlenmesinin ilk aşamasındaki kişi yalnız bırakılmamalı ve otomobil kullanması engellenmelidir. Hastanın bilinci açıksa kusması sağlanarak henüz midede emilmemiş alkolün vücuttan atılması sağlanabilir.

Alkol, merkez sinir sistemini etkilediğinden kandaki alkol miktarı arttıkça kişinin bilinci zayıflar, refleksleri yavaşlar, yürümede güçlük çekilir, konuşma peltekleşir, hareketler denetimden çıkar, uykuya eğilim ve sonunda koma meydana gelir. Hastanın nefesi yoğun şekilde alkol kokar, solunumu geniş ve derin, nabız düzensiz olabilir. Gözler kanlı, yüz kızarık ve terlidir. Hasta kusabilir ve bilinci açık olmadığından kusmuğu nefes borusuna kaçabilir.

Alkolizm Tedavisi

Alkolizmle ilgili tüm tedavi programlarının belirli temel ilkeleri vardır. Bir alkolizm tedavi programında aşağıdaki aşamalar bulunur.

Alkolden Arındırma Ve Yoksunluk Belirtileri

Tedavi alkolden arındırma programıyla başlayabilir. Hasta alkolden arındırma servislerinde tedaviye alınır ve yoksunluk belirtileri açısından dikkatlice izlenir. Bu genellikle 4-7 günlük bir süredir ve bu süre içinde sakinleştiricilerin kullanılması da çoğu zaman gerekli olur. Eğer yoksunluk belirtileri ortaya çıkarsa bir doktorun rehberliğine gereksinim duyulabilir. Ayrıca bazı alkolikler için bu dönemde depresyon tedavisi de gerekli olabilir, şiddetli yoksunluk belirtileri olan alkolikler gergin, sinirli olabilir ve hatta bilinç kayıpları bile görülebilir.

Delirium Tremens ve yoksunluk belirtilerinin önlenebilmesi için doktor gözetimi altında ilaç kullanımı gereklidir.

Tıbbi Tedavi

Eğer alkolizmden kaynaklanan tıbbi sorunlarınız varsa, bunlar tedavi edilmelidir. En sık rastlananlanYüksek kan basıncı, kan şekeri artışı, karaciğer ve kalp hastalıklarıdır. Bunların yanısıra, hastalıkla ilgili beslenme sorunları da teşhis edilerek uygun bir diyetle tedavi edilmelidir.

Alkol ve Madde Bağımlılığı

Alkol kullanımı ne zaman problemdir?

Alkol kullanmanın problem haline dönüşmesi için kişinin sürekli alkol alıyor olması gerekmez. Kişi, zaman zaman kullansa da, alkol almaya bağlı olarak aşağıdaki problemlerden birisini dahi tekrar tekrar yaşıyorsa profesyonel yardımı gerektirecek düzeyde alkol kullanma problemi var demektir.

- İşte, okulda ya da evde üstüne düşen görevleri tekrarlayıcı bir biçimde aksatma: Kişi, alkol nedeniyle zaman zaman işe ya da okula gidemez ya da başarılı olamaz, okulu asabilir ya da bu yüzden ceza alabilir.
- Fiziksel olarak tehlikeli durumlarda yineleyici biçimde alkol kullanımı: örneğin alkol etkisinde iken araba ya da makine kullanmak.
- Alkol ile ilişkili ortaya çıkan yasal sorunlar: örneğin alkollü iken araba ya da makine kullanmak.
- Alkol ile ilişkili ortaya çıkan yasal sorunlar: örneğin alkollü iken kavgaya karışıp göz altına alınma.
- Alkolün neden olduğu ya da alevlendirdiği sürekli ya da tekrarlayıcı insanlar arası sorunlar: örneğin alkol kullanımı nedeniyle eşle tartışmalara girmek.

Alkolizm Nedir?

Alkolizm deyince bir çok insanın zihninde, parklarda ispirto şişesine sarılıp sızan ağır alkol bağımlıları canlanır. Oysa alkolizm, bireyin beden ve ruh sağlığını, aile, sosyal ve iş uyumunu bozacak derecede sık ve fazla alkol alma ve alkol alma isteğini durduramama seklinde ortaya çıkan bir bozukluktur.

Bazı kişilerde alkol kullanımı ileri boyutlarda problemlere yol açar.

Aşağıdakilerden en az üçü varsa alkol bağımlısı tanısı konur:

1. Niyetlendiğinden daha fazla miktar ve sürede alkol almak. Örneğin kişi bir bardak içmek için başlar, ama bir şişe bitirmeden kalkamaz. Çoğunlukla da ne kadar içtiğini hatırlayamaz.

2. Kişi bırakmayı istediği ya da defalarca bırakmayı denediği halde yeniden içmeye başlar. Zaman zaman bir kaç gün ya da ay içmeyebilir. Bunu 'istediği zaman bırakabildiğinin' kanıtı olarak göstermeye çalışabilir.

Alkol zehirlenmesi

İnsanlara verilen aynı miktarda alkol çeşitli faktörler yüzünden aynı etkiyi göstermez. Vücutları daha küçük ve daha fazla yağ dokusuna sahip oldukları için genellikle kadınlarda erkeklerden daha yüksek bir alkol düzeyi olma olasılığı vardır ve bu nedenle alkol kadınları daha fazla etkiler.

Alkolün etkileri içmeden önce yenen yemeğin miktarına da bağlıdır.Mide ne kadar dolu olursa alkolün kana geçişi o kadar yavaş olur. Böylece alkolün kandaki yoğunluğu da düşük olur.

Alkol zehirlenmesi kabaca kan alkol düzeyiyle paralellik gösterir. Bu da beyindeki alkol düzeyini yansıtır. Alkolik olmayanlarda 25 mg/dl üzerindeki bir kan alkol düzeyinde hafif zehirlenme belirtileri ortaya çıkar; bu belirtiler arasında duygulanım bozukluğu,düşünme yeti5mm kaybı ve hareket bütünlüğünün bozulması bulunur. 100 mg/dl nin üzerinde bir kan alkol düzeyi olduğunda ise çift görme,konuşma zorluğu ve belirgin bir hareket bütünlüğü kaybı görülebilir. Alkol yoğunluğu arttıkça komaya kadar gidebilen sorunlar ortaya çıkabilir.

Zehirlenme genelde bir desilitre kanda en azından 80-100 mg alkol bulunması (80-100 mg/dl veya %0. 1)olarak tanımlanır.

Alkolün zararları

Aşırı alkol kullanımı önemli bir sosyal ve tıbbi sorundur. Bir çok toplumda orta düzeyde alkol kullanımı kabul edilebilir. Ancak aşırı alkol kullanımı karaciğer,pankreas,beyin ve dolaşım sistemine büyük hasarlar verir.

Beyin ve Sinir Sistemi

Aşırı alkol kullanımının beyin ve sinir sistemi üzerine önemli etkileri vardır. Alkol geçici bir bellek kaybına da neden olabilir. Gerek yeni içmeye başlayanlarda gerekse aşırı kullananlarda içtikleri dönemin tümünü ya da bir bölümünü unutmak sık görülen bir durumdur. Aşırı alkol kullananlarda,içki bırakıldıktan sonra birkaç hafta süren geçici bellek kayıpları da görülebilir. Ancak alkolden uzak durulduğunda bellek sorunları ortadan kalkabilir.

Alkolün vücuda etkileri

Merkezi sinir sistemini baskılayan etil alkol sizi gevşetir ve beyindeki kontrol merkezlerini de baskıladığı için kendinizi kontrol etme yeteneğiniz azalır. Ne kadar çok içerseniz o kadar sakinleşirsiniz. Fazla alkol alırsanız konuşmanız ve kaslarınız arasındaki bütünlük bozulabilir. Aşırı miktarda alınan alkol uykuya ve bazı durumlarda beyindeki yaşamsal merkezleri ileri derecede baskılayarak, yaşamı tehdit eden bir komaya neden olabilir.

Alkolün büyük bölümü ince barsaktan emilse de ağız,yemek borusu ve midede de az miktarda emilebilir. ince barsaktan emilen alkol miktarı çeşitli faktörlere bağlıdır. Eğer mideniz boşsa alkolün büyük bir bölümü hızla emilerek kana geçer. Mide ve ince barsakta, özellikle büyük parçalı ve yağlı besinlerin bulunması midenen boşalmasını ve böylece alkolün emilmesjini yavaşlatır.

Alkol kana geçtiğinde hızla bütün vücuda dağılarak, hücre içi de dahil su bulunan her yere taşınır. Alkolün zehirleyici etkisinden bu dağılım sorumludur. Alkol, hamile kadınlarda bebeğe ve emziren kadınlarda anne sütüne geçer.

Alkolizmin diyetle ilgili riskleri

Alkolizmin yol açtığı sorunlar çok sayıdadır. Bir alkoliğin yaşamının hemen hemen her yönünü etkilerler. Bunların arasında uzun süre aşırı içkinin yol açtığı beslenme yetersizlikleri ve bozukluklar da yer alır.

Alkol yalnızca "boş kaloriler" enerji değerinin ötesinde besleyici değeri olmayan kaloriler içerir. Alkolikler genellikle gıda yerine alkolü koyarlar böylelikle diyetleri temel besinlerden yoksun kalır.

Uygun olmayan bir şekilde yemek kuşkusuz alkoliklerin tek sorunu değildir. Birçok önemli besin, özellikle tiamin ve folik asit yeterince emilemez. Ayrıca yağ karaciğerde ancak kısmen işlenmiş biçimlerde birikir ve depolanır. Kısa bir süre sonra karaciğer şişer, "yağlı karaciğer" denen bir duruma yol açar ve fonksiyonu zayıflar.

Aşırı alkol kullanımı karaciğer sirozu olarak bilinen bir durumla sonuçlanabilir. Hasarlı (sirozlu) karaciğer tarafından metabolizmaya katılan proteinlerin bir kısmı, amonyak ve aminler denilen maddeler olarak parçalanır. Bu maddeler vücutta birikebilir ve bilinci zayıflatabilir; sonuç hepatik ansefalopati denilen bir durumdur.

Alkol ve Sigaradan Uzak Durmak

Alkol, midenin iç yüzeyini örten tabakayı tahriş ederek gastrite ve kusmaya yol açabilir. Midenin üst bölümüyle yemek borusunun alt bölümünde küçük yırtıklara sebep olabilir.

Alkolün uzun süre kullanılması özellikle B vitaminlerinin ve diğer besinlerin emilimini engelleyebilir. Ayrıca yüksek miktarda tüketilen alkol, karaciğer için önemli bir tehdit oluşturur.

Sigara içme alışkanlığı da benzer sorunlara yol açar. Sindirim sistemimiz yediğimiz besinlerin sindirilmesini ve bu besinlerin ince bağırsak tarafından emilerek kanımıza geçmesini sağlar. Sindirim sonucu oluşan küçük moleküller dolaşım sistemimiz aracılığıyla hücrelerimize kadar taşınır.

Vücudumuz besin içeriklerini enerji üretmek, yapım ve onarımını gerçekleştirmek ve faaliyetlerini düzenlemek için kullanır. Vücudumuz bu önemli görevlerini gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu besin içeriklerini besin gruplarından sağlar. Aşağıdaki metni okuyarak besin gruplarının yeterli ve dengeli bir şekilde tüketilmesinin vücudumuz ve sindirim sistemimizin sağlığı için önemini kavrayalım.

Son yorumlar

İçerik yayınları