Verem

Verem

Şimdi kendimize soralım nedir bu yoksul hastalığı, etrafımızdaki yoksullarda görülüyor mu yoksa eski Türk filmlerinden mi hatırlıyoruz, şimdilerde de görülüyor mu acaba? Verem savaş haftası dolayısıyla Bursa il sağlık müdür vekili Serhat Yamalı yapmış olduğu açıklamada ”Dünyada her yıl 8 milyon tüberküloz hastası tespit edilmekte ve 1, 7 milyon insan tüberküloz(verem)nedeniyle hayatını kaybetmekte. Dünyada en yaygın bulaşıcı hastalık erişkinlerde AIDS den sonra en fazla ölüme yol açan hastalık olduğunu belirtmiştir.

Dünya sağlık örgütü verilerine göre dünya nüfusunun 3'te 1’i verem bakterisi ile enfektedir yani hasta olmadan mikrobu taşımaktadır. Ayrıca günümüzde veremin görülme sıklığının arttığını ve ilaca dirençli bir türün ortaya çıktığı Bursa tabip odası başkanı Prof. Dr. Yılmaz Özen tarafından da ifade edilmiştir. Bursa Verem Savaş Derneği Başkanı Necdet Erece ise veremin yoksul hastalığı olduğunu dile getirerek insanların maddi imkansızlıklardan kendilerine bakamadıklarını , beslenmelerinin yeterli olmadığını ve bakımsızlıktan güçsüz düşen insanların bu illete daha çabuk yakalandıklarını söyleyerek dernek olarak hasta olan insanlara ekonomik yönden yardımcı olarak sağlıklarına kavuşmalarına yardımcı olduklarını belirtmiştir.

Günümüzün sinsi hastalığı olan tüberküloz (verem) dikkat edilmediği zaman yayılabilecek en yaygın hastalık olarak karsımızda durmaktadır. Şimdi de sinsi düşmanımız olan Yoksul hastalığı hakkında biraz bilgi verelim.

Verem (Tüberküloz)

Verem Nedir?
Verem [Tüberküloz —TB], soluduğumuz hava ile akciğerlere giren Verem yada tüberküloz , Mycobacterium tuberculosis adı verilen bakterinin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Verem mikrobu, aktif verem hastalığı olan bir kişinin öksürmesi, hapşırması ya da konuşması ile havaya yayılır. Vereme genellikle verem hastası birisi ile uzun süre kapalı bir yerde birlikte bulunmak suretiyle yakalanılır. Verem mikrobu, yemek tabaklarından, bardaklardan ya da diğer nesnelerden başkalarına bulaşmaz

Vereme Kimler Yakalanabilir?
Toplumda vereme yakalanma riski fazla olan bazı gruplar vardır. Bunlar aşağıda belirtilmektedir: Sağlık görevlileri, Alkol bağımlıları, Yaşlılar, Tutuklu ve hükümlüler dahil, çeşitli kurumlarda (yurt, huzur evi, ıslah evi, koğuşlar vs) kalan ve çalışan kişiler, Genel yasam standartlarının altında, kalabalık ortamlarda yasayan kişiler (Vereme yoksul toplumlarda daha sık rastlanmaktadır), HIV virüsü taşıyan ve AIDS olan kişiler, Bağışıklık sistemi zayıf olan, özellikle uzun süre kortizon kullanan kişiler, Şeker hastaları, Ağır böbrek, karaciğer hastalığı gibi durumlar.

Verem Vücudu Nasıl Etkiler?

Verem Mikrobunun Bulaşması
Verem mikrobu soluduğumuz hava ile akciğerlerimize girerek orada çoğalmaya baslar. Bu mikroplardan bazıları böbrekler, kemikler ya da beyin gibi, vücudun diğer kısımlarına yayılır. Bu kişiye artık verem mikrobu bulaşmış demektir. Vücut mikroplarla savaşırsa da genellikle hepsini yok edemez. Vücudun savunma mekanizmaları, etkisiz durumda olan mikropların çevresinde kapsül ya da duvarlar örer. Bu aşamada kişi kendisini iyi hisseder. Verem mikrobu bulaşmış olan bir kişinin vücudunda verem mikrobu bulunmaktadır. Ancak, hastalık belirtisi yoktur ve kişi bu aşamada mikrobu başkalarına bulaştıramaz. Bu aşamada yapılan tıbbi tedavi, verem mikrobunun verem hastalığına yol açmasına engel olabilir.

Verem Hastalığı
Mikropların aktif hale gelmeleri ve çoğalmaya başlamaları halinde, kişi artık verem hastasıdır. Bu durum bir yıl içinde ya da uzun yıllar sonra, genellikle vücudun HIV/AIDS, şeker hastalığı, böbrek hastalığı, zatürree ya da kanser gibi başka enfeksiyon ve hastalıklarla mücadele sonucu zayıf düştüğü bir sırada ortaya çıkabilir. Verem hastası olan kişi verem mikrobunu taşır ve hastalığın belirtilerini gösterir. Bu belirtiler öksürük, yorgunluk, gece terlemeleri, kilo kaybı ve kan tükürmeyi kapsayabilir. Verem olan bir kişi hastalığı başkalarına bulaştırabilir.

Tetkik Basittir
Manto testi [Mantoux Test] adı verilen bir deri testi, vücudunuzda verem mikrobu olup olmadığını gösterebilir. Zararsız bir madde kolunuzdan deri içine verilir. Aradan iki ya da üç gün geçtikten sonra bir sağlık görevlisinin deride şişme olup olmadığını kontrol etmesi gerekir. Size söylenen günde gelerek deri testini kontrol ettirmeniz çok önemlidir. Test sonucu size bildirilir ve başka tetkiklere gereksiniminizin olup olmadığı söylenir.

Kimler Tetkikten Geçmelidir?
HIV/AIDS bulaşmış olanlar, Verem olma olasılığı olan birisiyle yakın temas halinde çalışan ya da yasayanlar, Verem belirtisi olanlar.

Test Sonuçları Ne Anlama Gelir?

Testin Negatif Çıkması
Testin negatif çıkması, büyük bir olasılıkla vücudunuzda verem mikrobu bulunmadığını gösterir. Ancak, sonuçtan emin olmak için deri testinin tekrarlanması gerekebilir. Deri testleri ile HIV virüsü taşıyan kişilerdeki ya da AIDS hastalarındaki verem mikrobu her zaman saptanamadığından, HIV virüsü taşımanız ya da AIDS olmanız halinde, doktorunuz başka tetkikler yaptırmanızı isteyebilir.

Testin Pozitif Çıkması
Testin pozitif çıkması, vücudunuzda verem mikrobu olduğu anlamına gelebilir. Bu sizin verem hastası olduğunuzu ya da başkalarına mikrop bulaştırıp bulaştıramayacağınızı göstermez. Test sonucu pozitif çıkarsa, verem olup olmadığınızın belirlenmesi ve gerekli olan tedaviye karar verilmesi için, göğüs röntgeni ve diğer bazı testler gibi daha fazla tetkiklerin yapılması gerekmektedir.

Veremin Tedavisi
Gerekli olan tedavi türü, kişinin verem mikrobu taşıması ya da verem hastası olup olmadığına bağlı olarak değişecektir. Verem hastalığı ve bazı verem mikrobu bulaşması vakaları ilaçla tedavi edilmektedir. Veremin tedavisinde modern ilaçlar çok etkilidir. Birçok kişi düzenli olarak büyük kamu hastanelerinde, verem savaş dispanserlerinde ayakta tedavi yöntemiyle ya da uzman doktora giderek tedavi görebilirler. Verem hastalığının geçmesi için, kişinin en az altı ay ilaç kullanması gerekir. Bununla beraber, bazı vakalarda bu süre daha uzun olabilir. Verem ilaçlarının düzenli olarak alınmaması ya da verilen ilaçların bitirilmemesi halinde, hastalık yeniden ortaya çıkabilir ve bu kez tedavi etmek daha da güç olabilir. Bu nedenle, iyileşmek için kişinin ilaçlarını düzenli olarak kullanması ve tüm tedavi setini bitirmesi gerekir. Aile bireylerinin herhangi birisinin verem olması halinde, ailenin geri kalan tüm bireyleri ve yakın temas içinde bulunan kişiler, kendilerinde verem olup olmadığının belirlenmesi için tetkikten geçirilirler.

Verem Aşısı (BCG)
BCG asısı vereme yakalanma riski fazla olan ülkemizdeki tüm bebeklere (doğumdan 2 ay sonra) rutin olarak önerilmektedir. BCG asısı erişkinlerdeki akciğer vereminden korumamaktadır.

Siz de Verem Olduğunu Düşünüyor Musunuz?
Aşağıdaki belirtilerden herhangi birisinin olması halinde, en kısa sürede doktorunuza
başvurunuz:
Geçmeyen (kronik, 2-3 haftadır geçmeyen) öksürük.
Yorgunluk.
Gece terlemeleri.
Kilo kaybı.
Kan tükürme.

Sağlıklı mutlu ve huzurlu bir hayat geçirmek dileği ile tüm verem ve diğer hastalara acil
şifalar dileriz.

Durmuş Tasçeken
Biyoloji Öğretmeni
Top