Alzheimer

Alzheimer Hastalığı Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Alzheimer ilk kez Alman bir psikiyatrist olan Dr Alois Alzheimer tarafından 1906 yılında, ölümünden sonra bir kadın hastanın beyninde bulunan anormal topaklar ve yumaklar şeklinde tanımlandı.

Alzheimer hastalığı bellek, dil ve mantıklı düşünme de dahil olmak üzere bütün zihinsel yetilerde ilerleyici kötülemeye, gündelik etkinlikleri ve davranışları yerine getirme yetisinde değişikliklerin eşlik ettiği bir hastalıktır.

30’lu yaşlarının sonlarında Alzheimer hastalığına tutulduğu bildirilen bireyler olmakla birlikte, hastalık genellikle 60 yaşından sonra ortaya çıkar.3 Araştırmalar beyindeki özgül bazı sinir hücrelerinin dejenere olduğunu ve beynin sözcük anlamında büzüştüğünü göstermiştir. Beynin tutulan alanlarına ait işlevler kademe kademe kötüler, ve bellekte (özellikle kısa süreli bellek), yoğunlaşmada, yönelimde, soyut düşünmede bozuklukların yanı sıra kişilik değişiklikleri ortaya çıkar ve önünde sonunda yıkanma ve giyinme gibi gündelik etkinlikleri yerine getirme yetisi kaybolur.4

Alzheimer Hasta Yakınları İçin Tavsiyeler

Bu hastalık, yalnızca anne ya da babanızın, kardeşinizin ya da eşinizin değil, kuşkusuz sizin ve ailenizin yaşamını da alt üst etti.

Hastalığı ilk kez duyduğunuzda, muhtemelen dünya başınıza yıkılıyormuş gibi geldi. Ancak, hastalık hakkında çok şey öğrendikçe, yol açtığı değişikliklerle birlikte yaşayabileceğinizi görüyor ve daha az ürküyorsunuz.

İnancınızı yitirmemek son derece önemlidir !!!!
Seyrek rastlanan bir hastalık olmadığını ve bir çok insanın aynı deneyimi yaşadığını biliyorsunuz.Başvurabileceğiniz kuruluşlar var. Bu alandaki bilimsel araştırmaların yol almakta olduğunu da biliyorsunuz. Bu yüzden, umudunuzu yitirmeyin. Önünüzde sizi bekleyen sıkıntıları göğüslerken yalnız olmayacaksınız.

ACI
"..o, artık bambaşka bir kişi" şeklinde kendi kendinize kaç kez tekrarladınız ? Eski hali için acı duyabilirsiniz : geçmişteki iyi zamanlar için acı duymanız çok doğal. Ama, kendinizi de anılar içinde yitirmemelisiniz. Şimdi artık size her zamankinden daha çok ihtiyacı var.

ROL DEĞİŞİMİ

ALZHEİMERDA BAKIMEVİ VE HASTANE

Belli bir noktada, kendi kendinize "onu artık bir bakımevine yatırmanın zamanı geldi" diyebilirsiniz.

BAKIMEVİ
Bunu, tükendiğinizi hissettiğiniz anlarda söylemeniz kaçınılmaz. Ancak, bilmelisiniz ki, hastane tedavisini gerektiren acil bir sorun ortaya çıkmadığı takdirde, ona bakabileceğiniz en iyi yer evinizdir.

HASTANE
Söz konusu sorunu doktorunuzla birlikte çözmeniz gerekebilir. Uzayan zihin karışıklığı ( örn. hallusinasyonlar ), acil beslenme desteği, idrar yolu infeksiyonu, zatürre, vb durumlarda doktorunuz hastaneyi önerebilir.
Ancak bazen, durumla başedemiyecek noktaya geldiğinizi düşünür ve onu bakımevine yatırmaya karar verirseniz, kendinizi suçlamayın. Bu, çok doğaldır. Bakımı için harcadığınız bunca yılın sonunda kendinizi fiziksel ve duygusal olarak tükenmiş hissedebilirsiniz.

ALZHEİMERDA İLAÇ TEDAVİSİ

Kuşkusuz, türlü sorunlarını tedavi etmek için çok sayıda ilaç kullanıyor olacaktır. Halen kullanmakta olduğu ilaçların, dozlarıyla birlikte, tam bir listesini yapmalısınız.

Davranışları ya da görünüşünde bir değişiklik olduğunda, bunun bir ilaç yan etkisi olup olmadığını anlamak çok önemlidir. İlaçlarını doğru zamanda ve doğru miktarda aldığından emin olmalısınız.

Tedavisinde değişiklik yapmadan önce, mutlaka doktorunuza danışın. Özellikle, güç ya da hassas koşullarda, ilaçlar kontrol edilmesi gereken ciddi yan etkilere neden olabilirler. İlaç tedavisinin sürdürülmesinin son derece hassas bir iş olduğunu ve bu tür ayrıntılara özen ve dikkatinizin, doktorunuzun gerekli değişiklikleri yapabilmesi için büyük önem taşıdığını aklınızdan çıkarmayın.

ALZHEİMERDA GÖRME VE İŞİTME

Kendi kendine yeterli olabilme düzeyini yüksek tutabilmek için görme ve işitme bozukluklarının önlenmesi çok önemlidir. Bir işitme aygıtına ya da gözlük camlarının değiştirilmesine ihtiyaci olup olmadığından emin olmalısınız. Bunu anlamak güç olabilir ; çünkü size görmesi ya da işitmesi ile ilgili bir sorunu olduğunu muhtemelen söylemiyecektir.
Ancak, daha sık takılıp tökezlemeye başladıysa ya da artık televizyonu izlemez olduysa, gözlük camlarını değiştirmenin zamanı gelmiş olabilir. Seslenildiği zaman cevap vermiyorsa, işitmesi bozulmuş olabilir.

Muayene için bir uzmana başvurmanın bile gayet güç olabileceğini göreceksiniz. Doktor, sorunlarını kolayca değerlendiremiyecek ve doğru tanıyı koyabilmesi için neyin "değiştiğini" anlatmak yine size kalacaktır.

ALZHEİMERDA AĞIZ VE DİŞLER

Ağız sağlığı, özellikle de diş sağlığı herkes için çok önemlidir. Dişimizle ilgili bir sorunumuz başlar başlamaz doğru dürüst yiyemez oluruz. Gerektiğinde dişçiye başvurma olasılığı fazla yüksek olmadığı için, diş bakımına özen göstermelisiniz. Günlük diş fırçalama düzeniyle diş çürümelerinin önüne geçmeye çalışın. Eğer, dişçiye götürmeniz gerekiyorsa, sorunu önceden anlamaya çalışın. Derdini kendi başına anlatmakta güçlük çekebilir. Sakinleştirici olarak kullanılan ilaçların birçoğunun normal tükrük salgısını bozarak, ağız sağlığını da olumsuz yönde etkilediklerini unutmayın.

ALZHEİMERDA YATAK YARALARI YA DA BASINÇ YARALARI

Hastalığın ileri evrelerindeki en güç sorunlardan biri de yatak yaraları ya da basınç yaralarıdır. Bunlar, deride oluşan yırtılmalardır ve bedenin kan dolaşımının kısıtlandığı bölgelerinde görülür. Uzun süre yatakta kalmaya ya da oturduğu pozisyonu korumaya zorlandığı durumlarda, yatak ya da sandalye yüzeyi ile temas halindeki beden bölgelerinde ortaya çıkarlar.

1. Bu tür yaralardan korunma, risk altındaki beden bölgelerinin kan dolaşımını temin ederek yapılır. Daima aynı durumda kalmasını önleyecek biçimde pozisyonunu sık sık değiştirmesini sağlayın.
2. Hava ya da su minderleri ve özel biçimde tasarlanmış yastıklar yararlı olabilir. Bunlar yatak ve sandalyelerde kullanılabilir. En uygun çözüm için doktorunuza başvurun.
3. Tüm gayretinize karşın, yatak yaraları yine de görülüyorsa, kendinizi suçlu hissetmeyin. Özellikle, yürümenin artık mümkün olmadığı ve bu nedenle kan dolaşımının bozulduğu durumlarda yaraları engellemek son derece güçtür.
4. Eğer, derisinin belirgin biçimde inceldiğini farkederseniz, doktorunuza başvurun. İlaç uygulamak gerekebilecektir. Doktorunuz incelmiş derinin gerçek yaraya dönüşmesinin nasıl engelleneceğinin yollarını size gösterecektir.

ALZHEİMERDA AĞRI

Ağrı gözden kaçırılamayacak bir belirtidir, ama öyle olabilir ki, ağrı duysa bile ondan yakınamıyordur. Eğer böyleyse, ne zaman ve ne derece acı çektiğini kestiremiyeceksiniz. Hastalık, yalnızca ağrı algısını azaltmakla kalmaz, aynı zamanda ağrı uyaranına verilen tepkiyi de değiştirir. Bu nedenle, küçük bir ağrı bile bazan aşırı bir tepki uyandırabilir.

DUYARLILIĞI DEĞİŞMİŞ DURUMDADIR.

Bu nedenle, hiç ağrısı yokken yakınması ya da kemiği kırılmasına karşın ağzını bile açmaması gibi aykırı durumlar, hiç te olağan dışı değildir. Ağrı eşiği o kadar yüksek olabilir ki, kemiğini kırdığının farkına bile varmayabilir.

BEDENİNİN DİLİNDEN ANLAMAYI ÖĞRENMELİSİNİZ.

ALZHEİMERDA KABIZLIK

Genellikle hergün büyükabdeste çıkmanın normal olduğu kabul edilirse de, özellikle eskiden beri barsakları "tembel" olarak bilinen kişilerde olduğu gibi, iki üç günde bir çıkmanın da hiç bir sakıncası yoktur.

1. Eğer eskiye oranla dışkılama düzenini yitirmeye başladığını farkederseniz, yüksek oranda lif içeren sebze gibi besinleri tercih edin.
2. Eğer kabızlık 5 günden uzun sürerse, doktorunuza danışın. Kabızlık, rahatsızlık hissini iyiden iyiye artırarak onu daha sinirli ve saldırgan yapabilir.
3. Doktorunuza sormadan müshil ve benzeri kabızlık ilaçlarını kullanmayın. Bunlar, ishal, karın ağrısı, dehidratasyon ve durumu daha da ağırlaştıracak sorunlara neden olabilir.
4. Böyle durumlarda doğal reçetelerin daima daha güvenilir olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Gerektiğinde lavman uygulaması, düzenli müshil kullanımından daha iyidir.

KABIZLIĞI ENGELLEMEK İÇİN, ŞUNLARI UNUTMAYIN :

1. Bol lifli diyet uygulayın ( sebze ) ;
2. Gün boyunca yeterince sıvı almasını sağlayın ;
3. En azından yürümek gibi fiziksel egzersiz için teşvik edin.

ALZHEİMERDA DEHİDRATASYON ( Susuz Kalma )

Sıvı alımı azaldığında ortaya çıkar. Hastalığın belli evrelerinden sonra açlık ya da susuzluk hissi ortadan kalkacağı için, yeterli sıvı alamaz duruma geldiğinde, bunu görüp anlayabilmelisiniz.

1. Özellikle sıcak yaz aylarında, dehidratasyon belirtileri açısından uyanık olmalısınız.
2. Derisini muayene ederek dehidratasyonu kolaylıkla anlayabilirsiniz.
3. Derisini hafifçe çimdikleyin : eğer dehidratasyonu varsa, deri elastikiyetinin kaybolduğunu göreceksiniz. Normal düzeyde sıvı alan bir kişide çimdiklenen deri derhal normal haline döner. Dehidratasyonda ise, derinin üzeri buruşuk kalacaktır.
4. Dil de size yol gösterecektir. Normalde nemli olmalıdır. Ancak, bedenin sıvıya ihtiyacı varsa, dil pembe rengini kaybedecek, beyazımsı bir renkle kaplanacak ve yüzeyinde yarıklar oluşacaktır.

HER ZAMANKİNDEN DAHA KÜSKÜN OLACAK VE ORTALIKTA AMAÇSIZ DOLANACAKTIR.

HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA KAFASI KARIŞIK VE ORYANTASYONU BOZUK OLACAKTIR.

BU OLUP BİTENLER BİR ŞEYLERİN DÜZGÜN GİTMEDİĞİNİN AÇIK BULGULARI OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİDİR.

Anket

Hangi Kronik Rahatsızlığa Sahipsiniz?:
İçerik yayınları