GezintiKullanıcı girişiKimler çevrimiçi
Şu an 0 kullanıcı ve 28 ziyaretçi çevrimiçi.
Bunları okudun mu? |
Esansiyel YağlarYAĞLAR : DOYMUŞ YAĞLAR: Genel olarak hayvansal gıdalarda bulunur. Fazla alındığında kolesterol düzeyini yükseltir ve kalp hastalıkları, şişmanlık, kanser için risk faktörüdür. İnsan vücudunda sentez edilir. Et, tam yağlı mandıra ürünlerinde kümes hayvanlarının derisinde ve yumurta sarısında bulunur. DOYMAMIŞ YAĞLAR: Vücudun gereksinim duyduğu zorunlu yağ asitlerinin en iyi kaynaklarındandır. Oda sıcaklığında sıvıdır ve büyük çoğunluğu bitkiseldir. Tekli ve çoklu doymamış olmak üzere ikiye ayrılır. TEKLİ DOYMAMIŞ YAĞLAR: Zeytin ve konala yağları, kabuklu yemişler, kabuklu yemiş yağları örnek gösterilebilir. Oda sıcaklığında sıvı haldeyken buzdolabına konulduğunda yavaşça katılaşır. Doymuş yağların yerine bu yağların konulması ile HDL kolesterol azalmasına karşı, hem total hemde LDL kolesterolünü azaltır. En çok zeytin yağında bulunur. ÇOKLU DOYMAMIŞ YAĞLAR: Oksidasyona yatkın değillerdir. En çok ayçiçeğinde bulunur. İhtiyacın maksimum %10’unu karşılayacak şekilde alınması istenilmektedir. KOLESTEROL: 4 halkalı steroid nükleosu ve bir hidroksil gurubu olan 27 karbonlu bir steroldür. Hücre membranlarında ve plazma proteinlerinin önemli bir bileşenidir. Çok önemli biyolojik maddelerin öncülüdür. Hem serbest hemde uzun zincirli yağ asitleri ile esterleşmiş durumdadır. Başlıcaları kolesterol linoleat ve kolesterol oleattır. TRANS YAĞLAR: Sıvı bitkisel yağların hidrojenizasyonu ile sağlanır. Yağ ne kadar hidrojene ise oda sıcaklığında o kadar katı olur. Hidrojenize bitkisel yağlarla pişirilen yiyeceklerde bulunur. Örnek olarak krakerler, patates cipsleri verilebilir. LDL düzeyini yükselttiği gibi HDL düzeyini düşürür. ESANSİYEL YAĞ ASİTLERİ: Linoleik, linolenik, araşidonik yağ asitlerine denir. Hayvan organizması tarafından sentezlenemez. Bu yağ asitlerinin eksikliğinde B6 vitamini içeren besin maddelerinin alınması gerekir. Belirli yağ asitlerinin vücut için esansiyel olduğu fikri, ilk olarak Evans ve Burr tarafından 1929 yılında ortaya atıldı. Yağsız diyetle beslenen fareler üzerinde yapılan araştırmada; büyümenin gecikmesi, böbrek fonksiyon bozuklukları, cilt sorunları, üreme fonksiyon bozuklukları gibi rahatsızlıklar bulundu. Ancak söz konusu araştırma, sorunun yağ asidi eksikliğinden değil, linoleik asit (omega-6) adlı yağ asidi eksikliğinden kaynaklandığını gösterdi. Vücudun üretemediği ve mutlaka besinler yoluyla alınması gereken bu yağ asidi çeşidi o yıllarda esansiyel yağ asidi olarak adlandırıldı. Araştırmalar devam ettikçe, linolenik asidin (omega-3) de vücut için esansiyel olduğu saptandı ve bugün yapılan birçok araştırma, omega-3 ve omega-6 esansiyel yağ asitlerinin dengede alınmasının sayısız faydalar getirdiğini göstermektedir. 'Omega' adı akla bilim kurguyu getiriyor. Oysa ismini kimyasal yapısından almış. Halk arasında "balıkyağı" olarak bilinen Omega-3 ile bitkisel yağlarda bulunan Omega-6 yağ asitleri döllenme anından başlayarak anne karnından itibaren yaşam boyunca vücudumuzdaki doku hücrelerinin önemli yapı taşlarını oluşturuyorlar. Bağışıklık sistemini güçlendirerek kalp, kanser, romatoit artrid ve sedef hastalıklarından koruma sağlıyor. Yağ asitleri, insan vücudunda bazı işlemler görerek değişik özellikle yağ asidi haline dönüştürülürler. Ancak bunun istisnaları da var. Oleik, linoleik ve gama linoleik asitlerin dışarıdan olduğu gibi alınması gerekir. İnsan ve hayvan vücudu bunları, diğer yağ asitlerini işleyerek üretemezler ve dışarıdan besinlerle alınmaları gereklidir. Yani vitaminler ve amino asitler gibi, vücut fonksiyonları esansiyel maddelerdir. Esansiyel yağ asidi eksikliği ayrıca D vitaminin fonksiyonunu etkiler. Dolayısıyla bağırsaklardan daha az kalsiyum emilir ve kemiklerimizde daha az birikir. Kemik sağlığı için en yararlı esansiyel yağ asitleri gamma linoleik (GLA) ve eikosopentoenoik asittir(EPA Yağlı balıklarda bulunur). Hücre zarı, sinir kılıfları için yapı taşları olarak işlev görürler. Hücre zarının akışkanlığı, esansiyel yağ asitlerinin membrandaki miktarına bağlıdır. Esansiyel yağ asitleri; enerji sağlar, vücut ısısının korunmasına yardımcı olur. Linoleik Asit : ( LA ;omega-6 ) Alfa Linolenik Asit : (ALA ; 18 karbonlu; poliansatüre omega-3) ALA özellikle canola yağında bulunur. Black current (kuşüzümü) yağında da bulunmaktadır. ALA’nın olumlu yönde etki gösterdiği bazı durumlar şunlardır: > Yüksek kan kolesterolü Vücut ALA ‘nın bir kısmını diğer iki yağ asidine çevirmektedir. Bunlar eikosapentaenoik asid (EPA) ve dokosahexaenoik (DHA)’dir. Omega-3 yağ asitleri antiaritmik, antienflamatuvar etki gösterir. Tehlikeli pıhtı oluşumunu engeller, plak oluşumunu azaltır, trigliserit ve kolesterol seviyesini düşürür. Yapılan bir çalışmada (Lyon Heart Study) 4 yılın üzerinde omega-3’ten zengin diyetin kardiak hastalıklarda % 47’lik bir azalmaya yol açtığı tespit edilmiştir. Omega-3 yağ asit alınımının maküler dejenerasyon oluşumu ile ters orantılı olduğu bulunmuştur. Gerek Omega-3 gerekse Omega-6 yağ asitlerinin dengeli alımı, sağlığımız için temel olan ideal kan dolaşımını sağlıyor. Ayrıca beynin gelişimine, sağlıklı büyümeye ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı oluyor. Cildin nemini koruyarak, genç görünmesine ve tüm cilt hücrelerinin işlevlerini düzenlenmesine yardımcı oluyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından önerilen ideal denge, her 5-10 gram Omega-6 yağ asidine karşılık 1 gram Omega-3 yağ asidi şeklinde. Aşırı Omega-6 yağ asiti alımı Omega-3 yağ asitlerinin yararını baltayabiliyor. Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleri vücutta görevleri gereği kendi aralarında sürekli rekabet halindedirler. Omega-3, kanın akışkanlığını sağlarken, Omega-6 pıhtılaşmayı artırıyor. Omega-6, büyüme ve cilt için gerekli, Omega-3 ise sağlıklı ve uzun bir ömrün anahtarı. Omega-6 en çok bitkisel sıvıyağlarda, Omega-3 ise en çok yağlı balıklarda bulunuyor. Balıklar bu maddeyi yosun ve planktonlardan elde ediyorlar. Gamma Linolenik Asit : (GLA) > Romatoid artrit Eikosapentaenoik asid (EPA) ve Dokosahexaenoik (DHA) : > Romatoid artrit Araşidonik Asit : (AA) ESANSİYEL YAĞ ASİDİ EKSİKLİĞİNDE GÖRÜLEN SEMPTOM VE BULGULAR ABD National Institutes of Health, esansiyel yağ asitlerinin psikiyatrik hastalıklarda da rolü olabileceğini göstermiştir. Yapılan araştırmalarda Yeni Zelanda, Kanada, Almanya gibi omega-3 yağ asitlerinin yetersiz tüketildiği ülkelerde depresyon oranı % 5, Tayvan, Japonya gibi omega-3 yağ asitlerinin yeterli tüketildiği ülkelerde bu oran % 1 civarında bulunmuştur. Genel olarak esansiyel yağ asitlerinin aşağıdaki hastalıklarda yararlı etkileri gösterilmiştir. Sağlıklı bir yaşam için alınması gereken esansiyel yağ asidi miktarları: Omega-6 yağ asidi prostoglandin E1 ve E2 sentezi için gereklidir. Prostaglandinler hormon benzeri maddelerdir ve inflamatuvar proses ve düz kaslar üzerine çeşitli etkileri vardır. OMEGANIN YARARLARI * Kalp hastalıklarına karşı koruyor OMEGA YAĞLARI EN ÇOK KİMLERE GEREKLİ? Yetişkinler Omega yağ asitleri hangi besinlerde bulunuyor? Akciğer Hastalıkları . İç Hastalıkları . Göz Hastalıkları . Psikiyatrik Hastalıklar . Ürolojik Hastalıklar . Nörolojik Hastalıklar . Diş Hastalıkları . Bulaşıcı Hastalıklar . Enfeksiyon Hastalıkları . Kan Hastalıkları . Genetik Hastalıklar . Tiroit Hastalıkları Hastalıklar . Kanser . Tüberküloz . Multipl Skleroz . Grip . Aids . Şeker Hastalığı . Hepatit . Pnömoni . Bronşit . Yüksek Tansiyon . Ülser . Glokom . Gastrit . Depresyon . Alzheimer Vücudumuz . Hareket Sistemi . Kas Sistemi . Sindirim Sistemi . Dolaşım Sistemi . Solunum Sistemi . Sinir Sistemi . Endokrin Sistem . İskelet Sistemi . Bağışıklık Sistemi . Üreme Sistemi . Boşaltım Sistemi . Duyu Organları AnketBilim Adamları . Genetik . Canlılar . Hayvanlar . Bitkiler . Vücudumuz Doktorlar . Hastalıklar . İlk Yardım . Zehirlenmeler Sigara . Alkol . Bağımlılık . Stres . Psikoloji Beslenme . Vitaminler . Mineraller Sağlık . Spor . Uyku . Hafıza |
Sitemizde ArayınPopüler içerikSon görüntülenme:
Son yorumlar
|
Yeni yorum gönder