sigara

warning: Creating default object from empty value in /home/bilim/domains/bilimvesaglik.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Sigarayı bıraktıran aşı

NIcVAX adı verilen aşı sigara tiryakilerini bu kötü alışkanlıklardan kurtarmak için üretildi.

NIcVAX adı verilen aşı, vücuda enjekte edilen antikorların bağımlılık yaratan nikotin moleküllerini engellemesini sağlıyor. Bu sayede nikotin molekülleri kan yoluyla beyne ulaşamıyor ve içici sigaradan istediği keyfi alamıyor. Aynı zamanda bunun bağımlılık yaratıcı etkisi de ortadan kaldırılmış oluyor.

Uzmanlar aşının bu yönüyle bugüne kadar sigarayı bırakmaya yardımcı olarak piyasaya sürülen nikotin tabletleri ve sakızlardan farklı olduğuna dikkat çekiyor. Aşının laboratuvardaki ilk insanlı deneylerinde yüzde 50'ye varan başarı sağlandı. Glaxo'nun aşı için 540 milyon dolar yatırım yaptığı ve bu aşıdan milyarlarca dolar gelir elde etmeyi beklediği belirtiliyor. Aşıyı kullanan deneklerin 1 yıl içinde yeniden sigara içmeme oranı aşısız sigara bırakanlara göre 3.5 kat daha başarılı. Aşı 1 yıldan az bir süre içinde piyasaya çıkacak. Sigarayı bırakmak isteyenler aşıyı birkaç ay üst üste olmak zorunda.

Sigaranın neden olduğu kanserlerden korunmak için ne yapılmalı?

Sigaranın neden olduğu kanserlerden (ve diğer sağlık sorunlarından) korunmanın en kesin yolu sigara içmemektir. Sigara içilmesinin neden olduğu kanser ve diğer pek çok sağlık sorunu hem sigara içenlerde hem de sigara dumanından pasif olarak etkilenen kişilerde görülmektedir. Yani, sigara içen kişiler yalnızca kendi sağlıklarını tehlikeye atmakla kalmamakta, çevrelerinde bulunan diğer kişilerin sağlığını da tehlikeye sokmaktadırlar.

Sigara içilmesi ile çeşitli kanserler arasındaki ilişkilerin ortaya konmasını takiben bu kanserleren korunmak amacı ile sigara ve tütün kullanımının azaltılması yönünde çabalar da başlatılmıştır. Bu çabalar sonucunda dünyada sigara kullanımı bakımından dikkat çeken azalmalar sağlanmıştır. Sigara kullanımının azalamasını izleyen yıllarda da başta akciğer kanseri olmak üzere çeşitli hastalıkların görülme sıklığında azalmalar meydana geldiği gözlenmiştir. Sigaranın bırakılmasından sonra kanser ve diğer hastalıkların riskinin azaldığının ortaya konmuş olması sigara içenlerin bu alışkanlıktan vazgeçmeleri bakımından olumlu etki yapmıştır.

Sigara içilmesi ile başka kanserlerin ilişkisi var mıdır?

Sigara içilmesi ile kanser arasındaki ilişki ilk olarak akciğer kanseri ilişkisi şeklinde ortaya konmuştur. Ancak sonraki araştırmalar sigara içenlerde akciğer kanserinden başka daha pek çok kanserin görülme sıklığının arttığını göstermiştir. Bunlar arasında gırtlak kanseri, ağız boşluğu-yutak-yemek borusu kanseri, mide ve barsak kanserleri, kan kanseri, pankreas kanseri, mesane kanseri, kadınlarda meme ve rahim kanseri gibi kanserler sayılabilir. Görüldüğü gibi sigara ile kanser arasındaki ilişki yalnızca akciğer kanseri bakımından değildir, vücutta en az 10-12 değişik kanserin meydana gelmesinde sigara içilmesinin etkisi vardır. Bu kanserlerin bazıları sigara dumanının doğrudan temas ettiği ağız-yutak-gırtlak-akciğer gibi organlar olurken bazı kanserler de sigara dumanının doğrudan temas etmediği mesane, meme, rahim gibi diğer organ kanserleridir. O halde sigara dumanı içinde bulunan kanser yapan kimyasal maddeler kan yolu ile bu organlara ulaşmak suretiyle çeşitli organlarda kanser meydana gelmesine neden olmaktadır.

Bugünkü bilgilerimize göre tütün kullanımı ile ilişkili olan başlıca kanser türleri şunlardır:

Sigaranın kanser ile ilişkisi nedir?

Kanserin çevresel nedenleri arasında kuşkusuz en önemli olanı sigara içilmesidir. Sigara içenlerde akciğer kanseri başta olmak üzere çok sayıda kanser daha fazla meydana gelmektedir. Sigara ile kanser arasındaki ilişki ilk kez geçtiğimiz yüzyılın ortalarına doğru dikkatleri çekmeye başlamıştır. O yıllarda bazı doktorlar akciğer kanserli hastaların çoğunun sigara içen kişiler olduğunu gözlemlemişler, buradan hareketle de akciğer kanserinin meydana gelmesinde sigara içmenin etkisi olabileceğini düşünmüşlerdir. İlk gözlemlere göre toplum genelinde sigara içme sıklığının %50-60 dolayında olduğu o yıllarda akciğer kanseri olan hastaların %90 kadarının sigara içiyor olması dikkatleri çekmiştir. İzleyen yıllarda bu konuyu incelemek amacı ile çok sayıda bilimsel çalışmalar yapılmıştır. Bu araştırmaların bir bölümünde akciğer kanserli hastaların sigara içme davranışları sigara içmeyen kişilerle karşılaştırılmıştır. Bu incelemeler sonucunda kanserli hastalar arasında sigara içenlerin çoğunlukta olduğu ve kanserli hastaların, kanseri olmayan diğer hastalardan daha fazla sigara içmiş oldukları saptanmıştır.

Sigara ve Kanser

SİGARA VE KANSER

Hazırlayan:
Prof. Dr. Nazmi Bilir
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
Halk Sağlığı Anabilim Dalı

Sigarayı Bırakmaya Ve Dumansız Hayata Başlamaya Hazırlık

BIRAKMAK İÇİN GEÇ Mİ KALDIM?

Asla geç değil! Hangi yaşta ve hangi hastalığa sahip olursanız olun sigarayı bırakınız, sağlıklı ve kaliteli hayat süreniz artacaktır. Sigarayı bıraktıktan sonra;

* İlk 24 saat içinde kan basıncında ve akciğer fonksiyonlarında düzelme görülür.

* 48 saat sonra tat ve koku alma duyuları keskinleşmeye başlar. Tat ve koku almaya başladıktan sonra yediğiniz yemeklerden zevk almanız sigarayı bıraktıktan sonra görülebilecek kilo artışının en önemli sebebidir.

* 2-12 hafta içinde kan dolaşımı iyileşir, bu da yürüme, koşma gibi fiziksel aktiviteleri kolaylaştırır.

* 3-9 hafta sonra öksürme, nefes darlığı, hırıltı gibi problemler azalır ve akciğerler güçlenir.

* 3 ay sonra kan dolaşımı ve nefes alıp verişi fark edilir şekilde düzelir.

* 5 yıl sonra kalp krizi geçirme riski sigara içen birine oranla %50 azalmış olur.

* 10 yıl sonra akciğer kanserine yakalanma riski sigara içen birine oranla %50 daha az olur.

KİLO ALIR MIYIM?

Sigarayı bırakmak için yeni nedenler

Sigara içmenin kadınlarda daha fazla sağlık problemine yol açtığını belirten doktorlar, geçirilen ilk kalp krizinin ölüme neden olma ihtimalinin yüksek olduğunu açıkladılar.

Hindistan'da Escorts Kalp Enstitisü ve Araştırma Merkezi'nden araştırmacılar, sigara içen kadınlar arasında bir dizi kalp krizi meydana geldiğini doğruladılar. Kadınların damarlarının erkeklerden daha küçük olmasından dolayı kadınlar arasında kalp hastalıklarının görüldüğünü söyleyen araştırmacılar, hatta ilk kez kalp krizi geçiren bir kadında ani ölüm meydana gelebileceğini kaydettiler.

Metro Hastanesi ve Kalp Enstitüsü'ndeki uzmanlar ise kadın içiciler arasındaki kalp komplikasyonu riskinin erkek içicilerden iki kat daha fazla olduğunu belirterek, genç yaşta sigara içmeye başlayan bir kadının kalp sorunlarıyla karşılaşma riskinin daha büyük olduğunu açıkladılar. Hamileliği süresince sigara içmeye devam eden kadınların bebeklerinde ani bebek ölümü ile ilerleyen yıllarda çocukta öğrenme bozukluğu ve dikkat eksikliği gibi sorunlar görüldüğü de vurgulanıyor.

Sigara ve Ağız Sağlığı

Sigara ve tütün kullanımı ağız için oldukça zararlıdır. Bu zararları şöyle sıralayabiliriz:

* Dişlerin üzerinde katran artıkları veya koyu-kahverengi lekeler birikir.
* Damakta kırmızı renkli iltihabi oluşumlar gözlenir
* Dişeti hastalığına yatkınlık
* Kötü ağız kokusu
* Siyah kıllı dil görüntüsü
* Ağızda doku bozuklukları (oral lezyonlar)
* Dişeti çekilmesi
* Ağız kanseri

Tütünün en büyük zararlarından birisi ağız kanseridir. Genelde ağız kanserlerinin %75'inde sigara ve alkol alışkanlığı olduğu saptanmıştır. Kişi sigarayı bırakırsa ağız kanseri riski hemen ve önemli ölçüde azalır. Sigara bırakıldıktan 10 yıl sonra ağız kanseri olma riski, hiç sigara içmeyeninkine denk olur.

Ağız kanserinin tespiti

* ağızda ve boyunda ağrısız, alışılmadık şişlik, yumru ve şişlik oluşumu
* ağız içinde yer yer kırmızı ve beyaz alanlar
* Ağız veya boğazdan gelen tekrar eden kanamalar
* çiğneme- yutkunma zorluğu

Bağışıklık sistemine yönelik risk faktörleri

Bağışıklık sistemimiz yaşamımız boyunca bizi desteklemektedir. Ancak vücudumuzun normal yapısını ve çalışmasını bozan etkenler vücudumuzun direncini de azaltmakta dolayısıyla bağışıklık sistemimiz içinde risk oluşturmaktadır. Bu etkenlerin başlıcaları aşağıda açıklanmıştır:

Stres; Uzun süreli strese maruz kalma, kişilerin üst solunum yolları enfeksiyonlarına yakalanma olasılığını artırmaktadır. Stres vücudumuzdaki bazı hormonların aşırı miktarda salgılanmasına ve buna bağlı olarak da belleği ve öğrenme - algılama yeteneğini zedelemekte, öfke, yorgunluk, depresyona neden olmakta ve bağışıklık sistemini zayıflatmaktadır. Kronik streste, hastalıkla savaşan hücrelerin sık sık bastırılması sonucu vücudun enfeksiyonlara karşı direnci azalmaktadır.

Kötü Beslenme; Beslenme vücudun direncine ve mikroplara etki edebilmektedir. Protein ve enerji bakımından yetersiz ve kötü beslenme bağışıklık sisteminde görevli yapıların vücudumuzu savunma gücünü zayıflatır.

Eksik beslenme enfeksiyonlara ve bunların komplikasyonlarına zemin hazırlamaktadır. Oluşan enfeksiyon da beslenmeyi bozar ve bağışıklığı azaltabilir.

Sigaranın Zararları

Sigaranın sağlığa zararlı olduğu, paketi her elinize aldığınızda gözünüze çarpar. Peki ya güzelliğe zararı? Bunu hiç düşündünüz mü? Cevabınız hayır ise sizi, güzelliğinizin baş düşmanını tanımaya davet ediyoruz. Sigara, cildinize, gözlerinize, dudaklarınıza zarar veriyor, kırışıklıklara, selülite neden oluyor ve çabuk yaşlandırıyor.

Dünya Sağlık Örgütü istatistiklerine göre dünya ülkelerinin bir çoğunda en çok rastlanan ve en çok ölüme yol açan nedenler arasında ilk sırayı akciğer kanseri alıyor. Son 40 yılda % 250 oranında artış gösteren akciğer kanserine sadece ABD'de her yıl 160 bin kişi yakalanıyor. Türkiye'de ise her yıl 30-40 bin kişide akciğer kanseri görülüyor.

Bir başka araştırmaya göre akciğer kanserinin yüzde 85'i, kronik bronşit'in yüzde 75'i, kalp hastalıklarının yüzde 25'i sigaradan kaynaklanıyor. Uzmanlar, 100 bin kişilik nüfusta hiç sigara içmeyenlerin kansere yakalanma oranının % 3-4, günde bir paket içenlerde yüzde 61, 1-2 paket içenlerde 143, günde 2 paket ya da daha fazla içenlerde 217 olduğuna dikkat çekiyor.

Bağımlılık Yapan Maddeler

ALKOL

Tarihçe
* 8 bin yıl önce Mezopotamyalıların arpayı ekmek yapmak için ilk ıslah etmesiyle bira yapımı başladı.
* 6 bin yıl önce Sümerler, Godin Tepelerinde (Batı İran ve Anadolu) bira ve şarap içiyorlardı.
* Paleolitik çağda fermente edilmiş meyve, tahıl ve baldan alkol yapılıyordu.
* Metanol, Yunanca Methy ve Sanskritçe Madhu kelimelerinden gelir ve bal, sarhoş eden madde anlamına gelir.
* Alkol kelimesi Arapçadan gelmektedir.
* Distilasyon, İS 8. yy’da Arabistan’da başlamıştır.
Alkolizmin Kliniği
* Alkolizm, davranışsal bir bozukluktur.
* Tekrarlayıcı olarak fazla miktarlarda alınan alkole bağlı problemler gelişmesi anlamına gelir.
* Alkolik, kötü sonuçlar doğurmasına rağmen, kompulsif bir biçimde alkol içmeye devam eder.
* Alkolizmde, alkol alımının sınırlanması ile ilgili kontrol kaybolmuştur
İnsanlar neden içiyorlar?
- Zevk almak
- Duygu durumu düzeltmek
- Stresle başa çıkmak
- Alkol içme arzusu (craving, aş erme)
Alkoliğin hayatı
* İçenlerle arkadaşlık eder, evlenir.
* İçmek için her zaman neden vardır: mutluluk, neşesizlik, gerginlik vs
* İçme fırsatları sonsuzdur: maç, av, parti, tatil, doğum günü vs

Bağımlılık ve Türleri

Bağımlılığa yol açan maddeler; genel olarak yaşamı sürdürmek için gerekli olmadığı halde keyif verici özellikleri nedeniyle tüketilirler ve kullanıcılarda bedensel, ruhsal, davranışsal ve bilişsel değişikliklere yol açarlar. Bağımlılığın sözcük anlamı; birey ve nesne(si) arasında bireyin seçimiyle başlayan aynilik ve süreklilik özelliği taşıyan boyutlu bir ilişkidir. Bu ilişki her ne kadar bireyin özgür iradesi ile başlamış ise de, bireyin özerkliği zaman içinde ortadan kalkmaktadır. Bağımlılığın gelişmesiyle birlikte ortadan kalkmaya başlayan özerklik, bireyin daha önce dağarcığında bulunmayan yeni tür tutum ve davranışlar edinmesine yol açar. Dolayısıyla problem bireyle sınırlı olmayıp, onun geldiği aileyi, yaşadığı sosyal çevreyi ve nihayet toplumu belli bir süreç içersinde mutlak etkileyen bir güce sahiptir. Madde; Merkezi Sinir Sistemi dediğimiz beyin ve bağlantılı alt sistemleri içeren işlevsel yapı üzerinde sahte bir “iyi oluş” hali oluşturan tıp içi ve tıp dışı unsurlardır. Tıpta belli amaçlar ve belli sınırlılıklar içinde kullanılan kimi ilaçlar, tıp dışı amaçlarla ve önerilmeyen miktarlarda kötüye kullanılmak suretiyle bağımlılık maddesi haline gelmektedir.

Sigarayı bırakırken yaşanabilecek sorunlar

Sigarayı bıraktıktan hemen sonra, kendinizi her zamankinden daha sinirli, aç, yorgun, huzursuz ve tahammülsüz hissedebilirsiniz. Sigara içmek için şiddetli istekler duyabilirsiniz. Ayrıca uyumada zorluk çekebilir ve öksürmede, bir artma fark edebilirsiniz.

Nikotinin kesilme şikayetleri, vücuslun nikotinden temizlenmesinin bir sonucudur. Nikotinin çoğu, 2 ya da 3 gün içinde temizlenir, ancak bedeninizin nikotin isteği haftalarca sürebilir.

İştahınızda bir artış ya da tat ve koku alma duyularınızda iyileşme hissedebilirsiniz. Dolaylı olarak bu, kilo almayla sonuçlanabilir. Sigarayı bırakmak, otomatik olarak kilo alacaksınız anlamına gelmez, ayrıca makul ve geçici kilo alma, sağlığınızı tehdit eden bir şeyden kurtulmak, özellikle kanser olma, kalp ya da akciğer hastalığına yakalanma şansını azaltmak için ödenmesi gereken bir bedeldir. Aşın kilo almadan korunmak için birtakım ipuçları şunlardır:

-Her yemekten önce bir bardak su için

-Dikkatli bir şekilde, iyi dengelenmiş menüler hazırlayın ve kalorileri sayın.

-Düşük kalorili içecekler dahil olmak üzere önceden yiyeceğiniz düşük kalorili ve az yağlı yiyecekleri hazırlayın.

Sigarayı bırakma yöntemleri

* Öncelikle sigarayı birer paket birer paket alın. Yedek paket veya kartonla sigara almayı bırakın.
* Herzaman kullandığınız markayı değilde size tadı nispeten daha kötü gelen bir markayı alın. Bu işinizi kolaylaştıracaktır.
* Sigara içmek istediğinizde bunu biraz geciktirin. Her sigarayı bir saat geciktirmeniz günlük içtiğiniz sigara sayısını düşürecektir.
* Sigarayı bitmeden söndürün. Hatta yarım yarım için.
* Sigara içmek için farklı bir oda kullanın. Hatta orada olmaktan memnun olmadığınız bir yerde sigara için.
* Sigara paketini kolay ulaşabileceğiniz bir yere veya sürekli koyduğunz cebinize koymayın. Ters taraftaki cebinize, kullanmadığınız bir çekmeceye veya uzak bir yere koyun. Böylece her bilinçdışı sigara yakmak istediğinizde, farkına varırsınız.
* Kül tablanızı sık boşaltmayın. Hergün ne kadar sigara içtiğinizi kül tablasından görün.
* Alternatif şeyler kullanın, sigara içmek aklınıza geldiğinde su veya meyve suyu için, birşeyler yeyin.
* Sigarayı azaltmak bırakmak demek değildir. Bu nedenle bırakmak için kendinize bir tarih belirleyin.

Sigaranın kanserojen etkisi

Sigaranın, içenler ya da dumanaltı olanlar üzerindeki kanserojen etkisinin bilinenden daha büyük olduğu belirlendi.

Sigaranın kanser tümörlerinin oluşmasındaki rolünün daha önce bilinenden daha büyük olduğunun saptandığını belirten uzmanlar, şu anda araştırmacıların elinde birden fazla kuşakla ilgili bilgiler bulunduğunu ve sigaranın kanserle ilişkisinin daha açık görülebildiğini kaydetti.

Bilim adamları, şimdiye kadar sigarayla ilgili milyonlarca insan üzerinde yapılan 3 binden fazla araştırmayı analiz ederek, sonuca vardı. Dünya Sağlık Örgütü�ne bağlı, Uluslararası Kanser Araştırma Kuruluşu�nun panelinde yapılan açıklamada, sigaraya erken yaşlarda başlayan kuşağın, ileri yaşlarda sigara kaynaklı hangi zararlara uğradığının şimdi daha açık görülebildiği kaydedildi. Bir kuşağın başlangıcından, ileri yaşlara gelişine kadar elde edilen bilgilerin, sigaranın daha önce bilinen zararının çok daha büyük olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.

SİGARA TİRYAKİSİ 600 MİLYON İNSAN ÖLÜM RİSKİ ALTINDA

Sigara ve zararları

SİGARADAN KURTULMA

Tütün kullanımı yaklaşık 2000 yıl öncesine kadar gidiyor. İlk zamanlarda tütünün sağlığa iyi geldiği düşünülüyordu. Ancak, daha sonraki yıllarda yapılan araştırmalar, sigaranın insan sağlığına gerçekten zararlı olduğunu ortaya çıkardı. Sigara dumanında sağlık açısından zararlı yüzlerce madde bulunmaktadır. Bunların bir çoğu kanserojendir. Sigara kullanımı ile doğrudan ilişkisi olduğu kanıtlanmış hastalıkların şimdilik bilinenleri şunlardır Ağız kanserleri, yemek borusu (özofagus) kanseri, .... ve de kısırlık ve döllemede azalma.. Yani Türk toplumunu en çok rahatsız edecek fakat pek fazla bilinmeyen yönü..

Sigaranın Zararları :

Tütün kullanımı yaklaşık 2000 yıl öncesine kadar gidiyor. İlk zamanlarda tütünün sağlığa iyi geldiği düşünülüyordu. Sigaranın zararları 1950'li yıllara kadar çok fazla bilinmiyordu. Ancak, daha sonraki yıllarda yapılan araştırmalar, sigaranın insan sağlığına gerçekten zararlı olduğunu ortaya çıkardı.

Pasif sigara içiciliği

Sigara içimi yalnız içene değil, aynı ortamda bulunanlara da zarar vermesi ve bu durumdan en çok çocukların etkilenmesi bakımından önemli bir halk sağlığı sorunudur.

Kendisi sigara içmediği halde işyerinde, insanların toplu olarak bulundukları kapalı yerlerde ve evde sigara içen kişilerin dumanına maruz kalarak bu dumanda bulunan tüm zararlı maddelerin solunması "pasif içicilik" olarak tanımlanabilir. Günümüzde kapalı yerlerde sigara içimini yasaklayan yasa ile birlikte sigara içmeyen pek çok insan pasif içicilikten bir miktar kurtulmuştur. Peki ya evde, misafirlikte sigara dumanına maruz kalan ya da ebeveynleri sigara içtiği için pasif içici konumuna düşen çocuklar!...

Sigara içmeyen geniş bir popülasyonda yapılmış bir çalışmada kişilerin %63.3'ünün bazı günler sigara dumanına maruz kaldığı, %34.5'inin haftada en az 10 saat ve %15.9'unun haftada en az 40 saat dumana maruz kaldığı saptanmıştır.

ABD'de yaşayan çocukların %70'inin evinde en az bir sigara içen erişkin bulunmaktadır.

Alkol ve Sigaradan Uzak Durmak

Alkol, midenin iç yüzeyini örten tabakayı tahriş ederek gastrite ve kusmaya yol açabilir. Midenin üst bölümüyle yemek borusunun alt bölümünde küçük yırtıklara sebep olabilir.

Alkolün uzun süre kullanılması özellikle B vitaminlerinin ve diğer besinlerin emilimini engelleyebilir. Ayrıca yüksek miktarda tüketilen alkol, karaciğer için önemli bir tehdit oluşturur.

Sigara içme alışkanlığı da benzer sorunlara yol açar. Sindirim sistemimiz yediğimiz besinlerin sindirilmesini ve bu besinlerin ince bağırsak tarafından emilerek kanımıza geçmesini sağlar. Sindirim sonucu oluşan küçük moleküller dolaşım sistemimiz aracılığıyla hücrelerimize kadar taşınır.

Vücudumuz besin içeriklerini enerji üretmek, yapım ve onarımını gerçekleştirmek ve faaliyetlerini düzenlemek için kullanır. Vücudumuz bu önemli görevlerini gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu besin içeriklerini besin gruplarından sağlar. Aşağıdaki metni okuyarak besin gruplarının yeterli ve dengeli bir şekilde tüketilmesinin vücudumuz ve sindirim sistemimizin sağlığı için önemini kavrayalım.

Son yorumlar

İçerik yayınları